18

 (Rasûlüm! ) Onlara yaklaşan günün, Kıyâmet gününün tehlikesini anlat! O vakit yürekler korkudan gırtlaklara dayanmış; dopdoludurlar, gam ve hüzün ile dolmuşlardır. Zalimler için ne bir dost, seven vardır, ne de sözü geçecek bir şefaatçi! ”sözü geçecek “ifadesinin mefhum-ı muhalifi yoktur. (Yani bundan, sözü geçmeyecek şefaatçileri olacaktır “mânâsı anlaşılmaz) Çünkü onlar için asla bir şefaatçi söz konusu değildir. Nitekim bir Âyet-i kerîme’de “Bizim hiç de şefaatçilerimiz yokmuş“ duyurulmaktadır. Yahut müşriklerin şefaatçileri olduğu iddialarına binaen mefhum-u muhalifi vardır. Yani farz-ı muhal şefaatçileri olsa da kabul görmez.

Âyet-i kerîme’de geçen “ el-Azifeti ” lâfzı, yaklaşmak mânâsında olan“ Ezifer-Rahîlü“ cümlesinden gelir. Ayrıca, âyetin devamında yer alan ” kâzımine ” lâfzı, “ el-Kulû-bü“ den hâldir. Akıl sahipleri muamelesini görerek Ya ve Nun ile cemilenmiştir.

18 ﴿