35

Kendilerine gelmiş bir hüccet, delil olmaksızın yüce Allah'ın âyetleri, O’nun mu'cizeleri hakkında mücadele edenler var ya! Gerek yüce Allah katında, gerekse mü'minler nazarında bu mücadeleleri öfke (yi mucib olması) bakımından büyümüştür. İşte yüce Allah kibirlenen zorbanın kalbinin tamamını böylece tıpkı bunları saptırdığı gibi sapıklıkla mühürler. “

Âyet-i kerîme’de geçen “Ellezine" lâfzı, mübteda, "Kebüra" lâfzı da haberidir. Âyet-i kerîme’de geçen “Kalb" lâfzı, tenvinli de tenvinsiz de okunmuştur. (Tenvinli okununca, kibirlilik kalbe sıfat olacağından bunun illetini şöyle açıklıyor:) Ne zaman kalb kibirlenirse, sâhibi de kibirlenmiş olur. Bunun tersi de böyledir. Her iki kıraate göre de "Kül" lâfzı, dalaletin, kalbin tamamına şümulünü ifade etmek içindir. Yoksa kalblerin tamamına şümulünü ifade etmek için değil.

35 ﴿