10

 “ hûdeybiye “ anlaşmasına göre kâfirlerin içinden mü'minlere gelecek olanlar iade edileceklerdi. Ey îman edenler! Kâfirlerle Hûdeybiye'de barış yaptıktan sonra onların içinden kendi ifadelerince mü'min kadınlar muhacir olarak gelirlerse ne kâfir olan kocalarına buğzlarından, ne de müslüman erkeklerden birine aşkından dolayı değil, sadece İslâm'a arzu ve isteklerinden çıkıp geldiklerine dair yemin vermek suretiyle onları imtihan edin. Peygamberimiz de onları bu şekilde yemine tâbi tutardı. Allah onları îmanlarını pekâlâ bilir, yemin vermek suretiyle onların mü'min olduklarını zan üzere anlarsanız, kendilerini kâfirlere geri vermeyin. Onlar kâfirlere helâl değildir. kâfirler de onlara helâl değildir. Bununla beraber onlara sarf ettikleri mehirleri onlara kâfir olan kocalarına verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, o kadınları şartlarını yerine getirmek suretiyle nikâh etmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınlarınızı nikâhınızda tutmayın. Çünkü evliliği kesen şarta göre sizin müslüman oluşunuz nikâh akdini (ismeti) kesmektedir. Veya mürted olarak müşriklere katılan zevcelerinizi nikâhınızda tutmayın. Çünkü onların mürted olması evliliğinizi kesmektedir. Bunu kesen şartta riddetin bulunmasıdır. İrtidat durumunda (ise) siz onlara verdiğiniz mehirleri onların evlendikleri kâfir kocalarından isteyin. Onlar da hicret eden kadınlara harcadıklarını istesinler. Önceden de ifade edildiği üzere verdikleri mehirleri (sizden) istesinler. İşte size Allah'ın hükmü budur. Aranızda O böyle hükmeder. Allah hakkıyla bilen, hikmet sâhibi olandır.

Âyet-i kerîme'de geçen “ Temesseku“ fiili şeddesiz de okunmuştur.

10 ﴿