24

"Onlar şöyle dediler:

"- Ey Mûsâ (Ya mûsâ) ! Onlar orada oldukça biz oraya ebediyen girmeyiz . Haydi sen git ; Rabbinla beraber savaşın. Biz burada oturacağız."

Bu da, âyetlerin başlarında geçen cümleler gibi istinaf cümlesidir. Yanı Isrâiloğulları, o iki nakîbe, onların sözlerine aldırmayarak ve ilk sözlerindeki ısrarlarını ve Mûsa'ya (aleyhisselâm) olan muhaefetlerını açıkça göstererek dediler ki:

"- Ey Mûsâ! O cebabire orada bulunduğu sürece değil üzerlerine yürümek o kapıdan kesinlikle girmeyeceğiz. Durum böyle olunca, sen ve Rabbin gidin, savaşın."

Isrâiloğullarınm bu sözü söylerken kasd ve niyetlerinin ne olduğu konusunda değişik düşünceler ileri sürülmüştür. Şöyle ki:

1-Isrâiloğulları bu sözü,

Allahü teâlâ ve O'nun Resulünü hafife almak,

Onlarla istihza etmek,

- Onlara hiç aldırmamak kasdı ile söylemişler, gerçekten Cenab-ı Allah ile Mûsa'nın (aleyhisselâm) birlikte gidip savaşmalarını istemişlerdir.

Onların cehaletleri ve kalblerinin katılığı da bu görüşü teyid eder.

2-Onlar bu sözleriyle, Allah (celle celâlühü) ile Mûsa'nın (aleyhisselâm) iradelerini dilemişler, başka bir deyişle:

"- Ey Mûsâ! Sen ve Rabbin, onlarla savaşmayı kasdedin!" demek istemişlerdir.

3-Onlar bu sözleriyle:

"- Ey Mûsâ! Sen git ve Rabbin de sana yardım etsin!" demek istemişlerdir.

Ancak bundan sonra gelen "ikiniz savaşın / fekatilâ" ifadesi, bu son görüşe aykırıdır.

Isrâiloğullarının bu sözlerinde Harun (aleyhisselâm) ile o iki nakîbi zikretmemeleri, herhalde onların gideceklerine kesin olarak hükmetmedikleri veya onların savaşma aldırmadıkları içindir.

Onların "biz burada oturacağız / inna hâhüna kaaıi'dûn " demeleri, birinci mânâyı teyid eder.

4 - Onlar bu sözleriyle, önde gitmeyeceklerini kastetmişlerdi; geride kalmayacaklarını değil.

24 ﴿