29"Çünkü ben dilerim ki, sen benim günahımı da kendi günahınla birlikte yüklenesin de cehennem ashabından olasın. İşte zâlimlerin cezası budur." Bu da, Hâbil'in karşılık vermekten kaçınması (muarazadan imtinaı)nın ikinci bir sebebidir. Ancak birincisi, fiilden önceki itici sebeb (bâis-i mütekadckm)dir. Bu ise, fiilden sonra gelen bir gaye (garaz-ı müteahhtir)dir. Bu illetin, atıf yoluyla birincisine bağlanmaması, her birinin ayrı ayrı illet olmak için yeterli olduklarına dikkat çekmek içindir. Yanı, "- Ben teskmiyet göstermekle ve sana karşılık vermemekle şunu ditiyorum: Seni öldürmek için sana el uzattığımda hasıl olacak günahı, beni öldürmek için bana el uzatmandan hasıl olacak günahınla birlikte yüklenesin de cehennem ashabından olasın! " Nitekim Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "İki kişi birbirine sövünce, söylediklerinin vebalini yüklenirler. Ayrica mazlum olan, aşırı gitmedikçe (misliyle mukabeleden fazlasını söylemedikçe), sövmeyi başlatan, kendi günahının yanı sıra mazlumun sövmesinin günahının mislini de yüklenmiş olur." Çünkü onun sövmesine sebep olur ve bu konularda sebep de fail gibidir. Diğer bir görüşe göre ise, âyetteki "benim günahım / biismî" dan maksad, beni öldürmenin günahı demektir ve "senin günahın / biismike " da, kurbanının kabul edilmesine engel olan günahın demektir. Her halde Hâbil'in "benim günahım / biismî " demesinden bizzat muradı, kendisinin bulaşmadığı günah demektir. Kardeşinin günahından ise onun bulaştığı günah kasdedılmektedır. Başka bir görüşe göre ise, burada günahtan maksad, onun cezasıdır. Ve günahtan asla dönmeyeceği bilinen isyankârın cezalandırılmasını dilemek de caizdir. Ancak "cehennem ashabından olasın / fetekûne min ashabi'n-nâr " ifadesi bu mânâya engeldir. Çünkü onun, cehennemliklerden olması, ancak iki günahın kendisine ait olması haline müterettibtir; yoksa iki günahın cezalarına çarptırılması haline değil. Bu cezayı, ateş cezasından başka bir ceza anlamına hamletme düşüncesini de "İşte zalimlerin cezası budur" ifadesi reddeder. Çünkü bu ifade, onun cehennemliklerden olmasının, cezanın tamamı ve kemali olduğunu (ötesinde başka ceza olmadığını) sarahatle bildirir. Âyetin son cümlesi, makablinin anlamını açıklayan bir zeyl mahiyetindedir. Hâbil, Kaabil'i şerden vezgeçirmek için öğüt ve uyarının her türlüsüne baş vurdu; teşvik etti, sakındırdı; ama azgınlık ve fesadın önüne geçemedi. |
﴾ 29 ﴿