49

"Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bazılarından seni saptırma gayretlerine de dikkat et. Eğer onlar yüz çevirirlerse bil ki bir kısım günahlarından ötürü Allah onları mûsıîbete uğratmak istiyor. Şüphesiz onların çoğu fâsıklardır."

A- "Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma."

Bu cümle,

- Ya 48. âyetteki " Sana da (Resûlüm) Kitabî indirdik" cümlesine atıftır.

Yani sana Kitabi (Kur’âni) indirdik ve onun muhtevası ile hükmetmeyi emrettik. Burada "bimâ enzeledlâhü / Allah'ın indirdiği" deyiminin kullanılması, ilâhî emre uymanın zorunluğunu tekid içindir.

- Ya da, yine 48. âyetteki "bi'l-hakkıi / hak ile" kelimesine atıftır.

Yani Kitabi (Kur’ân'ı) hak ile ve Allahü teâlâ'nın onun içinde indirdikleriyle hükmedilmek üzere indirdik.

Kur’ân'ıle hükmetmek emri daha önce sarahatle geçtiği halde şimdi burada, hikâye edilerek tekrarlanması, o geçen emir için tekid ve gelecek emir için de hazırlıkdir.

B- "Allah'ın sana indirdiğinin bazılarından seni saptırma gayretlerine de dikkat et."

Onların, bâtılı hak suretinde göstererek pek az da olsa, Allahü teâlâ'nın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmak gayretlerine de dikkat et.

Burada ısm-i celilin zahir olarak zikredilmesi, durumun vehametıni göstererek tekid içindir.

"Bimâ enzele-llâhü / Allah'ın indirdiği" ifadesinin tekrar edilmesi, durumun vehametini göstererek sakındırma emrini tekid içindir.

Rivâyet olunduğuna göre Yahudi âlimleri (ahbare'l-yahûd) dediler ki:

"- Bizi Muhammed’e götürün; belki de onu dininden saptırırız."

Ve nihayet bunlar huzura varınca:

"- Ya Ebe'l-Kasim, bilirsin ki biz, Yahudilerin âlimleriyiz. Biz, sana uyduğumuz takdirde bütün Yahudiler de bize bakarak sana uyarlar. Şimdi, bizimle kavmimiz arasında husumet var. Biz senin hükmüne başvuracağız. Sen bizim lehimize hükmedersen, biz sana iman ve seni tasdik ederiz."

Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ise, onların bu teklifini redetti. İşte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil oldu.

C- "Eğer onlar yüz çevirirlerse bil ki bir kısım günahlarından ötürü Allah, onları mûsıîbete uğratmak istiyor."

Eğer onlar, Allahü teâlâ'nın indirdiği hükümlerden yüz çevirirlerse ve başkasını isterlerse, bilmelisin ki:

Allah (celle celâlühü) yüz çevirmeleri sebebiyle onları kesinlikle bir mûsıîbete uğratmak istiyor.

"biba'dzıi zünûbihim. / bir kısım günahlarından ötürü" ifadesi, onların birçok günahları olduğunu ve bu günahlarının da, o cümleden sadece biri olduğunu bildirir. Allah'ın (celle celâlühü) hükmünden yüz çevirme günahının, "bir kısım günahlar" şeklinde mübhem ifadesi, bü günahın büyüklüğünü zımnen belirtmek içindir.

Ç- "Şüphesiz onların çoğu fâsiklardir."

O insanların çoğu gerçekten küfürde inatçı ve ısrarlı olup malûm sınırların haricine çikmişlardır. Bu cümle, makablini açıklayan bir zeyl mahiyetindedir.

49 ﴿