53

"O zaman iman edenler de derler ki:

Bunlar mıdır sizinle beraber olduklarına olanca yeminleriyle Allah'a kasem edenler? Onların bütün amelleri boşa gitmiştir ve onlar hüsrana (maddî ve manevî kayba) uğramışlardır."

A- "O zaman iman edenler de derler ki :

Bunlar mıdır sizinle beraber olduklarına olanca yeminleriyle Allah'a kasem edenler ?"

Bu ibtidaî (evveliyatı ile bağlantılı olmayan)kelâm, zikredilen taifenin kötü akıbetim ortaya koyar.

Âyetin başındaki "vav / ve " harfi, bir kırâete göre mevcud değildir.

Buna göre bu cümle, geçmişden doğan.

"- O zaman mü'minler ne diyecekler?" sorusuna cevabtır.

"Yekuulü / derler" fiili, bir kırâete göre merfu' değil "Ve yekuule" şeklinde mansûb okunmuştur. Bu takdirde cümle, bundan önceki âyette geçen pişman olmak veya fetih getirmek cümlesine atıf olur.

Birincisine atıf olması daha doğrudur. Çünkü bu sözü mü'minler, yalnız fetih gerçekleştiğinde değil, fakat münafıkların pişmanlığa uğradıkları zaman söylemişlerdir.

Yani mü'minler,

münafıkların hüsrana uğradıklarını,

bekledikleri gibi durumun hiç de aksine dönmediğini,

beklentilerinin ve özür olarak ileri sürdükleri halin aksinin gerçekleştiğini gördükleri zaman;

-Yahudilere,

kendilerine son derece muhabbet gösteren,

sevinçli ve kederli günlerinde onlardan ayrılmayacaklarını söyleyen münafıkları göstererek muhatablarını onların haline taaccüp ettirmek ve onlara tarizde bulunmak üzere,

"- Bunlar mıdır nusret ve yardımda sizinle beraber olduklarına olanca yeminleri ile Allah'a kasem edenler?" diyeceklerdir.

Nitekim münafıkların halini hikâye eden:

" Eğer size karşı savaş açılırsa, muhakkak size yardım edeceğiz" (Haşr 59/11)

âyeti de bunu ifade eder.

Bu kelâmdam maksad, onların yaptıklarını reddetmek, yadırgamak ve fiillerinde hatalı olduklarını ortaya koymaktır.

Yahut bazı mü'minler, diğer bazı mü'minlere hitab ederek ve münafıkları göstererek:

"- Kâfirlere, kendileri ile beraber olacaklarına yemin edenler bunlar mı?"

diyeceklerdir.

Şu halde her iki takdirde de "innelıum lemea'küm / sizinle beraber" hitabı Yahudiler içindir.

Yalnız birinci mânâya göre hitab, mü'minler; ikinci mânâya göre, yemin edenler tarafındandır.

B- "Onların bütün amelleri boşa gitmiştir ve onlar hüsrana (maddî ve manevî kayba) uğramışlardır."

Bu istinafı cümle,

onların dostluk iddialarının,

sevinçli ve kederli günlerinde kendileri ile beraber olacaklarına dair ettikleri yeminlerin geçersizliğini, beyan etmek üzere doğrudan doğruya Allahü teâlâ tarafından ifade buyurulmuştur.

Onların, Yahudilerin dostluğu uğruna yaptıkları ve harcadıkları büyük çaba boşa gitmiş ve onlar hüsrana uğramışlardır. Çünkü münafıkların hiçbir zaman faydalanacakları bir üstünlük dönemi olmamış ve onlar boşu boşuna meşakkatlere katlanmak zorunda kalmışlardır.

Bu kelâm, münafıklar için istihza ve muhatablar için de kulak çekmek anlamındadır.

Bir diğer görüşe göre ise, bazı mü'minler,

münafıkların hallerini taaccüble karşılamak,

Allahü teâlâ'nın, kendilerini ihlasa muvaffak kılma nimetini de belirtmek üzere diğer mü'minlere:

"- Sızın dostlarınız olduklarına, kâfirlere karşı sizi destekleyeceklerine en ağır yeminlerle yemin edenler bunlar mıdır? "diyeceklerdir.

Ancak bu kelâmın, mü'minler tarafından söylenmesinin uygun olması için, münafıkların, yalanlarının ortaya çıkmış ve bu yüzden şabidler huzurunda rezil rüsvay olmuş ve mü'minlerin gözüne girmek için zoraki yaptıkları bütün işlerin boşa gitmiş olması gerekir.

53 ﴿