74"Hâlâ Allah'a tevbe etmeyecekler mi ve O'ndan mağfiret dilemeyecekler mi? Allah, bağışlaması bol (Gafur)dur, çok merhametli (Rahîym)dır." A- "Hâlâ Allah'a tevbe etmeyecekler mi ve O'ndan mağfiret dilemeyecekler mi?" Bu istifham, vaakti olanı reddetmek ve yadırgamaktır yoksa vukuunu reddetmek için değildir. Bu kelâm, o kâfirlerin küfürdeki ısrarlarından taaccüp ettirmeyi hedefler. Bu cümle, makamın gerektirdiği mukadder bir cümleye atıftır. Yani hâlâ o bâtıl inançlarına ve anlamsız sözlerine son vermeyecekler mı ve hâlâ tevhıd ile ve O'na nisbec ettikleri ittihad (birleşme) ve hululden tenzih ile Allahü teâlâ'ya tevbe etmeyecekler mi ve O'ndan mağfiret dilemeyecekler mi? Şu halde redd ve taaccübün konusu, küfürlerine son vermemek ve tevbe etmemektir. Yahut onlar, bu mükerrer şahadatleri ve açıklanan ağır azab vaidlerini duydukları halde hâlâ tevbe etmeyecekler mi? Buna göre ise, söz konusu inkâr ve ta'cibin asıl konusu, tevbeyi gerektiren o korkunç beyanları duydukları halde yine de tevbe etmemeleridir. B- "Allah, bağışlaması bol (Gafur)dur, çok merhametli (Rahîym)dir." Bu kelâm, onların küfürdeki ısrarlarını ve mağfiret dilemeye yanaşmadıklarını ve hallerine taaccübü tekid eder. Allahü teâlâ'nın mağfireti sonsuzdur. Eğer onlar mağfiret dilerlerse onları da bağışlar ve lütfundan onlara da ihsan eder. |
﴾ 74 ﴿