75"Meryem oğlu İsâ Mesîh, sadece bir Resuldür. Ondan önce de Resûllar gelip geçmiştir. Ve onun annesi dosdoğru (siddüka) bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. (Resûlüm) bak, nasıl âyetleri açıklıyoruz. Sonra bak nasıl haktan saptırılıyorlar." A- "Meryem oğlu İsâ Mesîh, sadece bir Resuldür." Bu istinaf cümlesi, kaçınılmaz bir hakikati tesbit ve İsâ ile anasının (aleyhisselâm) gerçek hallerini belirler. Bunun için, önce, İsâ ile annnesini (aleyhisselâm) en mükemmel insanlar zümresine dahil eden kemal sıfatlarından en şereflisine; sonra da, kendileri ile bütün beşer hatta hayvan fertleri arasında müşterek bir başka vasfa işaret edilir. Amaç, Hıristiyanlari, İsâ ile annesi hakkında uydurdukları şeylerden tedricî olarak aşağı indirmek ve onları tevbe istiğfara irşad etmekdir. Yani İsa'nın (aleyhisselâm) en yüksek sıfatı risalede sınırlıdır; onu asla geçecek değildir. B- "Ondan önce de Resuller gelip geçmiştir." Bu cümle, İsa'nın (aleyhisselâm) bir Resul olup tanrılığa münaft sıfatını bildirir. Çünkü İsâ dan önce de bir takım Resullerin gelip geçmesi, onun da gelip geçici olduğunu gösterir. Bu da onun tanrılığının imkânsız olduğunu ortaya koyar. İsâ (aleyhisselâm), kendisinden öncekiler gibi bir Resul olup nasıl Allahü teâlâ, onlardan her bazı mucizeler vermişse ona da bazı mucizeler tahsis etmiştir. Nitekim, 1- Eğer onun eliyle ölülere hayat vermişse, Mûsa'nın (aleyhisselâm) eliyle de asaya hayat vermiş ve onu yerde hızla sürünen bir yılan yapmıştır. Bu İsa'nın' mucizesinden de garibtir. 2- Ve eğer İsâ babasız olarak yaratılmışsa, Âdem (aleyhisselâm) de, babasız ve anasız yaratılmıştır. Bu ise, ondan daha gariptir. İşte bütün bu mucizeler Cenab-ı Allah'tandır; Mûsâ ve İsâ ise, O'nun garip işlerinin mazharlarıdır. C- "Ve onun annesi dosdoğru (sıddıika) bir kadındır." İsa'nın (aleyhisselâm) annesi de da doğruluktan ayrılmayan ve bu vasfı ziyadesiyle taşıyan diğer kadınlar gibidir. Bu itibarla İsâ ile annesinin (aleyhisselâm) mertebeleri de, iki beşerîn meretebesinden başka bir şey eleğidir. Bunlardan biri Peygamber (Peygamberimiz), diğeri de Sahabî'(Ebubekir el-Sıddîk)dir. O halde siz, onların her ikisini; diğer Peygamberlerin ve hav as sı nin (has arkadaşlarının) vasıflandırılmadığı bir vasıfla vasıflandırma hakkını nereden buluyorsunuz? Ç- "Her ikisi de yemek yerlerdi." Bu istinaf cümlesi de, yukarıda işaret edilen bir gerçeği açıklar. Bu da İsâ ile annesinin (aleyhisselâm), insanların ve hayvanların her ferdinin ihtiyaç duydukları gıdaya muhtaç olduklarıdır. D- "(Resûlüm) bak, nasıl âyetleri açıklıyoruz. Sonra bak nasıl haktan sap tadıyorlar." Bu kelâm, hiçbir şaibe kalmayacak şekilde hakikat dile getirilmesine rağmen yine de şuurlanmayıp İsâ ile annesinin tanrı oldukları iddiasını sürdürenlerin hallerinin ne kadar yanlış olduğunu vurgular. Yani ey Resûlüm! Bak nasıl İsâ ile annesi (aleyhisselâm) hakkında onların uydurdukları şeylerin bâtıl olduğunu gösteren açık deliller ortaya koyuyoruz ! Bunları neredeyse sağır dağlar bile duyacak.. Sonra bak, onlar, bu deliller üzerinde düşündükleri halde nasıl saptırılıyorlar! "Unzur / bak" emrinin tekrarı, ziyadesiyle taaccüp ettirmek içindir. "Sümme / sonra" kelimesinin tekrarı, iki acayib şey arasındaki farklılığı göstermek içindir. Yani, 1- Bizim delilleri açıklamamız, tahkik ve izah mükemmeliyetinin zirvesidir. 2- Fakat iş böyleyken hiçbir haklı gerekçe olmadan onların gerçekten yüz çevirmeleri de son derece acayibdır. |
﴾ 75 ﴿