113

"Havariler:

"- İstiyoruz ki ondan yiyelim de kalblerimiz mutmain olsun ve senin sıdkını (doğru söylediğini) vakiin en bilelim ve şâhidlik edenlerden olalım" demişlerdi."

Bu cümle de, geçen cümle gibi istinafîdir. Havariler, bu sözleri ile, kendilerini bunu istemek zorunda bırakan özrü açıklamış oluyorlar. Ve sanki bazı farklarla şöyle demek istiyorlar:

1-"Biz bunu, Allahü teâlâ'nın bu sofrayı indirmeye muktedir veya senin risaletinin doğru olup olmadığı yolundald şüphemizi gidermek için istemiyoruz ki bizim imanımıza ve takvamıza halel getirsin. Biz, bereket vesilesi olarak bu sofradan yemek istiyoruz."

2-"Biz, ihtiyacımızı gidermek ve maddeten faydalanmak için yemek istiyoruz."

3- "Biz daha önce Allahü teâlâ'nın sonsuz kudretine iman etmiş bulunuyoruz fakat, kalplerimizin mutmain olmasını istiyoruz. Çünkü müşahede bilgisiyle, istidlali bilginin birleşmesi, itmi'nan ve yakiin sağlar."

Böylece senin Peygamberlik davasındaki doğruluğunu kesinlikle bilmiş oluruz. Allahü teâlâ da bizim duamızı kabul eder. Biz sofrayı gözleriyle gören ve ondan yiyen şahitler oluruz. Bizim şahadetimizle, o sofrada hazır bulunmayan fakat inanan İsrâiloğullarının da itminan ve vaktini artar. Kâfir olanlar da bu sebeble iman eder. Biz haberi duyanlardan değil de, gözleri ile görenlerden olalım, istiyoruz."

113 ﴿