114"Meryem oğlu İsâ da şöyle dua etti: "- Allah'ım, ey Rabb'ımız! Gökten bize bir sofra (mâide) indir ki o, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve Senden bir âyet (delil, belge, mucize) olsun. Bizi rızıldandır; Sen rızıklandıranların en hayırlısısın." A- "Meryem oğlu İsâ da şöyle dua etti: "- Allah'ım (Allahümme), ey Rabb'ımız (rabbena)! Gökten bize bir sofra (mâide) indir ki..." İsâ (aleyhisselâm), havarilerin, bu isteklerinde iyi niyetli olduklarını ve bu isteklerinden vazgeçmediklerini görünce, hemen öyle bir sofranın indirilmesini niyaz etti ve onları hüccetle tam anlamı ile ilzam etmek istedi. Rivâyete göre, İsâ (aleyhisselâm), niyazdan önce yıkandı; kıl abasını giydi; iki rek'at namaz kıldı; sonra başını önüne eğdi; gözünü kapadı; sonra da: "- Allah'ım! Rabbimiz!.." diye niyaz etmeye başladı. İsâ görüldüğü gibi niyazının başında Allahü teâlâ'ya iki kere nida eder: Birincisinde bütün kemalâtı kapsayan ülûhiyet vasfiyle. İkincisinde de terbiye ifade eden rubûbiyet vas fiyle. Bu iki nidadan amaç, tevazu içinde olmak ve yakarışta mübalağa etmektir. B- "... O bizim evvelimiz ve âh lirimiz (önce ve sonra gelenlerimiz) için bir bayram ve Senden bir âyet (delil, belge, mucize) olsun." Mâidenın indiği gün, insanların yücelteceği bir bayram olacaktır. Bu vasıf, mâideye isnad edilmiştir. Çünkü o günün şerefi, mâıdeden kaynaklanmaktadır. Bu âyetie ilgili değişik rivâyetler vardır: 1-Bu sofra, pazar günü inmiştir. İşte bundan dolayıdır ki, Hıristiyanlar, o günü bayram yapmışlardır. 2-Âyetteki evvelimiz, reisler; âhirimiz de, onlara tâbi olanlar demektir. 3-Bizim evvelimiz de, âhirimiz de ondan yesin; demektir. 4-Bir kırâete göre "evvelimi ve âhıirina" kelimeleri "ülânâ ve uhrânâ" seldin de de okunmuştur kı bunlar ümmet ve taife mânâsındadır. 5-Bu sofranın âyet olması, Allahü teâlâ'nın sonsuz kudretine ve İsa'nın (aleyhisselâm) peygamberhğinin doğruluğuna delâlet eder. C- "Bizi rızıldandır; Sen rızıklandıranlatan en hayırlısısın." Bizi o sofra ile yahut ona şükretmekle rızıldandır. İkinci cümle, makabli için illet yerine geçen bir zeyl mahiyetindedir. Allahü teâlâ, rızık verenlerin en hayırlısidır; bütün rızıkları yaratan ve karşılıksız veren O'dur İsâ (aleyhisselâm) nin duaya, - sual edenlerin aklına bile gelmeyen bir yalvarış ve yakarışla, - icabet ve kabule sebep olan nidayı tekrar ederek başlaması. - talebte bulunanların imanlarına, - taleplerinin de, İbrâhîm'in (aleyhisselâm) sözleri (Bakara 2/260) gibi itmi'nan-ı kalb için olduğuna delâlet eder. |
﴾ 114 ﴿