21

"Allah'a karşı yalan uyduran (iftira) veya O'nun âyetlerim tekzib edenden daha zâlim kim olabilir? Şüphesiz ki zâlimler felâh (kurtuluş) a eremezler."

A- "Allah'a karşı yalan uyduran (iftira) veya O'nun âyetlerini tekzib edenden daha zâlim kim olabilir?"

Tevrat ile İncil'de geleceği va'dedılen Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) i gerçek olmayan vasıflarla vasıflandırmak suretiyle Allahü teâlâ'ya iftira eden Ehl-i Kitabdan;

el-melâiketü benatu-llah / melekler, Allah'ın kızlarıdır;

hâülâi şüfeâ'üna ıi'nda-llâh - işte onlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir; (Yûnus 10/18) gibi sözlerle Allah'a karşı yalan uyduran müşriklerden daha zâlim kim olabilir ?

Bu kelâm, hiç kimsenin, bu iftiraları yapanlardan daha zâlim olamayacağını belirtir. Nitekim,

" Allah'a karsı yalan uydurandan daha zâlim kim olabilir?" (Hûd 11/18)

" Şüphesiz onlar, ahıirette en çok zarara uğrayan (ahser)lardır." (Hûd 11/22) âyetlerinde de kasdedilen mânâ budur.

Onların Allahü teâlâ'nın âyetlerini yalan saymaları,

Kur’âni,

öz oğullarını tanircasına tanıdıkları Peygamberi (sallallahü aleyhi ve sellem),

mucizeleri inkâr ve Tevrat'ı tahrif etmeleri demektir.

Bütün bunlar, Allahü teâlâ'nın âyetlerini yalan saymaktır.

"Ev — veya" kelimesi iftira ve yalanlamadan her birinin kendi basına, zulmün son haddine ulaştığım bildirmek amacı ile kullanılmıştır.

Onlar bu suretle Allahü teâlâ'nın reddettiğini isbat ve işbat ettiğini de reddetmişlerdir. Allah, canlarını alsın; nasıl da haktan çevriliyorlar!

B- "Şüphesiz ki zâlimler felâh (kurtuluş)a eremezler."

Zâlimler, hiçbir fenalıktan kurtulamazlar ve hiçbir arzularına da nail olamazlar.

21 ﴿