36"Daveti ancak işitenler kabul eder. Ölülere gelince; Allah, onları yeniden diriltir (ba'seder); sonra O'na döndürülürler." A- "Daveti ancak işitenler kabul eder." Bu kelâm, daha önce geçen, "(Resûlüm) onların içinde seni dinleyenler de var. Ama Biz onu (Kur’ân'ı) anlamalarına engel olmak için onların kalblerı üzerine ekine (kılıflar, perdeler, örtüler), kulaklarına da vakr (ağırlık) koyduk." (En'am 6/25) mealindeki âyet için bir izahtır ve onlar bu halleriyle ölüler gibidir. İmana gelmeleri asla tasavvur edilemez. Yani, "Resûlüm, senin imana olan davetini bunların da dahil oldukları ölüler değil fakat ancak, kendilerine okunanları işitenler, anlayanlar, üzerinde düşünebilenler kabul eder." Nitekim diğer bir ayette de mealen şöyle buyurulur: " Elbette sen ölülere duyuramazsın." (Rûm 30/52) B- "Ölülere gelince ; Allah, onları yeniden diriltir ; sonra da O'na döndürülürler." Bu cümle ölüleri diriltip mezarlarından kaldırma kudretinin Allahü teâlâ'ya mahsus olduğu gibi onları imana muvaffak kılmanın da Allahü teâlâ'ya has bir kudret olduğunu belirtir. Fakat bu konuda başka görüşler de ileri sürülmüştür. Şöyle ki: 1-Onların hali mezarlarından kaldırılan ölülere benzetilmek suretiyle, küfürlerinin devamlı olduğu ifade edilmiştir. 2-Kâfirlerin cehaleti ölümlerine benzetilmek suretiyle halleri mecazî olarak anlatılmıştır. Yani Allah (celle celâlühü) o kâfirleri, diriltip mezarlarından kaldıracak, sonra mükâfat ve ceza için Kendine döndürecektir. İşte o zaman onlar ilâhî davete uyacaklardır. Ondan önce, uymaları mümkün değildir. |
﴾ 36 ﴿