40

"Bir düşünün (Kul ereeyteküm)! Allah'ın azabı size gelse veya kıyamet vakti gelip çatsa Allah'tan başkasına mı yalvarır (dua eder)siniz ? Eğer sâdıklar (özü, sözü doğru) lar iseniz."

Bu kelâm, inkârı mümkün olmayacak şekilde onları hüccetle ilzam ve iskât (susturmak) için Resûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) verilmiş bir emirdir.

Bu âyetin başka bir ifadeyle anlamı şudur:

"- Bana söyleyin, haber verin; Allahü teâlâ'nın eski ümmetlere olduğu gibi size de azabı geliverse, ya da kaçınılmaz olarak kıyamet kopsa, Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız?"

"İn küntüm sâdikıin / Eğer sâdıklar iseniz..." ifadesi, iskâtı (muhatabı susuturmayı) tekid eder ve onların yalanlarını ortaya çıkarır.

Burada onların doğru sözlü olmaları, Allahü teâlâ'dan başkasına yalvarıp yalvarmayacaklarını söylemelerini gerektiren bir şart cümlesidir.

40 ﴿