76"Vaktaki onun üstüne gece çöktü; o zaman yıldızı gördü. "- İşte Rabbim bu!" dedi. O batıp kaybolunca (ufûl edince): "- Ben batıp kaybolanları sevmem." dedi." A- "Vaktaki onun üstüne gece çöktü; o zaman yıldızı gördü (rea kevkeba)." Bu cümle, hak olduğu açık ilk görüşe göre 74. âyetin "Hani İbrâhırn... demişti" cümlesine atıftır. Bu iki cümle arasındakiler, itirazı cümlelerdir. Çünkü Allah (celle celâlühü) İbrâhîm'e bu suretle şunları öğretmiş oluyordu: - Göklerin, yerin ve onların barındırdığı bütün varlıkların Rabbi ve Mâliki Allah'tır; - Kâinattaki bütün varlıklar, var olmak ve varlıklarını sürdürmek için O'na muhtaçtır; - Kâinattaki her şey O'nun kayıtsız hükümranlığının zebunudur; - Allah'tan (celle celâlühü) başka hiçbir şey hak ve gerçek nıabûd değildir; - Putlara veya gök cisimlerine tapmak, onlara tanrılık izafe etmek cehalet ve sapıklıktır. Olay acaba günün hangi saatinde gerçekleşmiştir? Bilindiği gibi yıldızlan görmek için ancak Güneşin batması ve havanın kararması gerekir. O halde bu hâdise, Güneşin batmasına yakın olmuştur, Bir görüşe göre söz konusu yıldız, Zühre (Venüs), Diğer bir görüşe göre ise Müşteri (Jüpiter) yıldızı idi. B- "İşte Rabbim bu!" dedi (Kale lıâza rabbî)." Bu bir istinaf cümlesi olup geçen cümleden anlaşılan gizli bir sualin cevabı mahiyetindedir. Bu gizli sual, "İbrâhîm yıldızı görünce ne yaptı?" dır. İbrâhîm (aleyhisselâm), bu sualin cevabı olarak kalben inanmadığı halde fakat putlara ve yıldızlara tapan babasının ve kavminin inancını paylaşiyormuş gibi görünerek böyle bir söz sarfetmiştir. Çünkü bir görüşün fesadına delil getiren kimse, önce onu hasmının görüşüne göre anlatır; sonra onu çürütmek için üzerine gider. Bundan dolayıdır ki eğer İbrâhim, putlar hakkında yaptığı gibi bunda da doğrudan doğruya hakkı dile getirmiş olsaydı, onlar kibir ve inatlarına devam ederler ve azgınlık içinde direnirlerdi. Bir görüşe göre de, İbrâhim (aleyhisselâm) bu sözü, araştırmak ve delil bulmak için söylemiştir. Ancak bu tarz bir yorum, nazm-i celilin fasahat ve belâgatine ve İbrâhim Halil'in makamının azamatine halel getirir. C- "O, batıp kaybolunca (ufûl edince) (Felemmâ efele): "- Ben batıp kaybolanları sevmem" dedi." O yıldızın battığını görünce de şöyle dedi: "- Ben, bir mekândan diğerine veya halden hale geçen, engellenebil en, gizlenen, batan ve kaybolan varlıkları sevmem. Çünkü onlar tanrı olmaktan kesinlikle uzaktır." |
﴾ 76 ﴿