77

"Vaktaki Ay'ı doğar gördü.

"- İşte Rabbim bu!" dedi. O da batıp kaybolunca:

"- Eğer Rabbim bana hidayet etmeseydi ben muhakkak sapıklar topluluğundan olurdum" dedi." 

A- "Vaktaki Ay'ı doğar gördü.

"- İşte Rabbim bu!" dedi."

İbrâhîm yıldız battıktan sonra Ay'ı yeni doğarken görünce, yukarda açıklanan anlamda "İşte Rabbim bu!" demişti.

B- "O da batıp kaybolunca (Felemma efele):

"- Eğer Rabbim bana hidayet etmeseydi ben muhakkak sapıklar topluluğundan olurdum." dedi."

Yıldız gibi Ay da batıp kaybolunca:

"- Rabbim eğer bana hidayet: etmeseydi, doğru yolu göstermeseydi ben de muhakkak dalâlete düşenlerden olurdum. Çünkü benim gördüğüm, şeylerden hiçbiri Rabba yakışmaz."

İbrâhîm'in bu sözleri, ziyadesiyle insafı gerektirir. Çünkü İbrâhîm muhtemelen o vakit batısında yüksek bir dağ bulunan bir yerde idi. Gündüz öğle vakti veya ondan biraz sonra yıldız ve Ay, o dağın arkasında kayboluyorlardı. Yıldız, dağa yakın bulunuyordu ve doğu ufku da açıktı. Yoksa o yıldızın kaybolmasından hemen sonra Ayin doğması ve sonra Güneş doğmadan onun da kaybolması tasavvur edilemez.3

3 İbrâhîm'in bütün bu olayları bir gün içinde yaşamış olması elbette zorunlu değildir. Bunların değişik günlerde ve birbiri peşinden yaşanmış olması daha akla yakındır. Çünkü bu sonunda tevhid inancına varan bir dizi müşahede, düşünce ve muhakemedir.

77 ﴿