93

"Allah'a karşı yalan uydurandan, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde "bana da vahyolundu" diyenden ve "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim" diyenden daha zâlim kim vardır?

(Resûlüm)bu zâlimleri, ölüm zorlukları içinde can çekişirken ve melekler de ellerini uzatmış:

"- canlarınızı verin; bu gün, Allah'a karşı haksız yere söylediklerinizden ve O'nun âyetlerine karşı kibirlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azabla cezalandırılacaksınız" derken bir görsen!..."

A- "Allah'a karşı yalan uydurandan, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde "bana da vahyolundu" diyenden ve "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim" diyenden daha zâlim kim vardır?"

Peygamberlik dâvâsına kalkışan Müseylimete'l- Kezzâb (Yalancı Miiseylime) ile Esvedi'l-Ansî ve kendilerine göre helâl ve haram icad eden Amr b. Luhayy ve adamları gibi Allah'a (celle celâlühü) karşı yalan uyduran veya iftira edenlerden daha zâlim kim olabilir?

Böylece bunların her zâlimden daha zâlim oldukları belirtilmiş oluyor. Çünkü yaygın kullanıma (istimâle) göre,

"Zeyd'den daha faziletli kim var?" veya 

"Zeyd'den daha şerefli kimse yoktur!" denildiği zaman, "Zeyd, her fazilet sahibinden daha faziletli ve her şerefliden daha şereflidir" mânâsı çıkar.

Kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde:

"- Bana da Allah tarafından vahyolundu!" diyen Abdullah b. Sa'd b. Ebi Sarh da bu zâlimlerdendir.

Bu adam, Peygamber'e vahiy kâtipliği yapıyordu. Nihayet,

" Andolsun ki, Biz, insanı çamurun özünden yarattık." (Mü'minûn 23/12)

" Sonra onu nutfe halinde sağlam bir yere (rahime) yerleştirdik." (23/13)

" Sonra nutfeyi alakaya (rahim cidarına tutunup asılan döllenmiş yumurtaya) çevirdik. Alakayı da bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti iskelete dönüştürdük; bu iskeleti de etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik." (23/14) âyetlerinin nüzulü sırasında bunları yazarken son cümleyi müteakıib yaratılışın tafsilatına taaccüp ederek (bu gibi hayret verici hârikalar karşısında Arapların söyledikleri):

" Yaratanların en güzeli Allah ne yücedir!" (Mü'minûn 23/14) cümlesini söyledi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) de, ona:

"- Onu öylece yaz!" buyurdu.

Abdullah, bundan şüpheye düştü ve kendi kendine:

"- Eğer Muhammed doğru ise, ona vahyolunduğu gibi bana da vahyolundu; eğer yalancı ise, ben de onun söyledikleri gibi söylerim" dedi.

Bunun gibi,

" Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim" (6/93) veya,

" Eğer istersek biz de onun benzerini elbette söyleyebiliriz." (Enfâl 8/31) diyenler de o zâlimlerdendir.

B- "(Resûlüm), bu zâlimleri ölüm zorlukları içinde can çekişirken ve melekler de ellerini uzatmış:

"- canlarınızı verin; bu gün, Allah'a karşı haksız yere söylediklerinizden ve O'nun âyetlerine karşı kibirlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azabla cezalandırılacaksınız" derken bir görsen!..."

Resûlüm, onlar, ölüm zorlukları içinde can çekişirlerken ve can almakla görevli melekler de, tıpkı borçlunun peşini bırakmayan, ona mühlet vermeyen, kendisine nefes aldırmayan, onu sıkıştırıp duran ısrarlı alacaklı misali, ellerini uzatmış:

Canlarınızı bedenlerinizden çıkarıp verin!",

yahut

Kendinizi azabtan kurtarın; bu can alma günü!", yahut

"- Allah'a karşı haksız yere söylediklerinizden ve O'nun âyetlerine karşı büyüklük taslayıp iman etmemenizden dolayı alçaltıcı çetin bir azabla cezalandırılacaksınız" derken bu zâlimlerin halini bir görsen!...

93 ﴿