98"Sizi bir tek nefis (nefs-i vâhıd)ten yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri (müstakar), bir de emanet yeri (müstevda') vardır. Anlayan bir topluluk için âyetlerimizi geniş bir şekilde açıklıyor (tafsil ediyor)uz." A- "Sizi bir tek nefis (nefs-i vâhıd)ten yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır." Burada da, Allahü teâlâ'nın muazzam kudretine, ince sanatına ve hikmetine delâlet eden bir başka nimeti hatırlatılıyor. Bunca çokluğunuza rağmen sizi bir tek nefisten, Âdem'den meydana getiren O'dur. Sonra sizin için, -babaların sulbünde, - ya da yeryüzünde bir karar yeri; - anaların rahminde, - ya da toprağın altında bir emanet yeri vardır. Babaların sulbleri veya yeryüzü için istikrar yeri ifâdesi kullanılmıştır; çünkü bu iki yer, insanın tabiî karargâhıdır. Anaların rahimleri veya toprakaltı için de emanet yeri ifâdesi kullanılmıştır; çünkü bu iki mahal insanın tabiî karargâhı değildir. Bazı müfessirlerce, emanet yeri olarak, babaların sulbü kabul edilmişse de bu tefsir, açık değildir. B- "Anlayan bir topluluk için âyetlerimizi geniş bir şekilde açıklıyor (tafsil ediyor)uz." Beşerin yaratılışını tafsilatlı olarak beyan eden bu âyetlerle benzerlerini, zekâlarını kullanarak, derin düşünerek, muğlak incelikleri değerlendirmesini bilen bir toplum için âyetleri ayrıntılarıyla açıkladık. Âdem oğlunun yaratılışının çeşitli aşamalarındaki incelikleri, en üstün akıllıları bile hayrette bırakan ilâhî bir sanattır. Burada daha önce yıldızlar için kullanılan "bilmek" fiilinin değil de "anlamak" fiilinin tercih edilmesindeki hikmet budur. (Zira fıkh, ince ve derin bilgiler için kullanılır.) |
﴾ 98 ﴿