11

"Andolsun ki Biz sizi yarattık, sonra suret (biçim)lendirdik.

Sonra meleklere:

"- Âdem'e secde edin!" dedik. Hepsi hemen secde ettiler; İblis müstesna. O, secde edenlerden olmadı."

A- "Andolsun ki Biz sizi yarattık, sonra suret (biçim)lendirdik."

Bu âyet, Âdem'e ve onun zürriyetine bahşedilen ve hepsinin şükrünü mûcib pek büyük bir nimeti hatırlatır.

Bu nimetin, yeryüzüne yerleştirilme ve hayatî ihtiyaçları karşılama nimetinden sonra zikredilmesi,

- ya önceki nimetin, muhatablara intikalinin doğrudan doğruya, bu ikincisinin ise dolaylı olduğu içindir;

- ya da her biri ayrı nimetler olup başlı başına şükrü gerektirdiği içindir.

Zira gerçekleşme (vaki olma) sırasını gözetmek, hepsinin tek bir nimet olduğu ihtimalini akla getirebilir. Nitekim Âdem (aleyhisselâm) kıssasında geçti.

Her iki âyetin ilk cümlesinin başında (Velekad / andolsun ki...) yemin bulunması, bu cümlelerin içeriğine çok önem verildiğini göstermek içindir.

Burada "halk ve tasvîr" den murat, Âdem'in yaratılması ve sûretlendirilmesi kesin olmakla beraber bunların muhatablara nisbet edilmesi, Âdem'in yaratılmasında ve sûretlendirılmesinde onların da payı olduğuna işaret ederek, minnetin hakkını vermek ve onlara şükür vâcib olduğunu vurgulamak içindir. Çünkü söz konusu halk ve tasvir ve meleklerin Âdem'e secde etmesi sırf ona mahsus şeylerden değildir; fakat bu aynı zamnada bütün zürriyetine de şâmil ve sâridir. Çünkü onun bütün zürriyetı de onun nevi ve şekli üzere yaratılmıştır. Bu itibarla Allah'ın ilk halk ve tasviri, onlara da taalluk etmiştir. Yani :

"- Biz, babanız Âdem'i önce suret ve şekli verilmemiş bir çamurdan yarattık. Sonra en güzel ve mükemmel biçimde onu sûretlendirdik; ona verdiğimiz özellikler hepinize sirayet etti."

B- "Sonra meleklere:

"- Âdem'e secde edin!" dedik."

Bu âyet, secde emrinin,

- Âdem'in yaratılması (halk)ndan,

- şekillendirilmes (tesviyes)inden,

- ve ruh üfürülmesi (nefhi)nden sonra olduğu hususunda tam bir sarahati hâvidir. Bu secde emri,

"Onu tesviye ve ona ruhumdan nefhettiğim (üfürdüğüm) zaman, siz hemen ona secde edin!"

âyetinde zikredüdiği gibi şarta muallak değil, fakat kesin bir emirdir.

Bakara, İsrâ, Kehf ve Tâ- Hâ sûrelerinde geçen:

"Bir zaman meleklere. Âdem'e secde edin! demiştik." âyetlerinde geçen secde emrinden murad da budur.

Bu cümledeki " sonra" kelimesi, bu secde emrinin, Âdem'e tasvir ve tesviyeden sonra verildiğini gösterir. Ancak burada iki hâdise arasında cereyan eden bir şeye değinilmemektedir. Esasen Bakara sûresinde beyan ettik ki, bu,

"Bir zaman Rabbin meleklere:

"- Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, demişti" âyetlerinde zikredilen muhavereden sonra ortaya çıkan Ademin üstünlüğüdür. Bu da, secde emrinin bağlandığı suret verilme ve ruh üfürülme şartlarına dahildir. Muhtemeldir ki, Allahü teâlâ, meleklere "ft’iî veya kesin emrin tavakkuf ettiği herkese hitaben icmali olarak şöyle buyurmuş olmalıdır:

"- Şüphesiz Ben, çamurdan bir insan yaratacağım ve onu yeryüzünde halife kılacağım. Şimdi Ben, ona şekil verip ona ruhumdan üfleyince ve sizin tarafınızdan onun üstünlüğü amlaşılınca, siz onun için secde edin."

Sonra Allah onu yarattı, sonra ona şekil verdi ve Kendi ruhundan ona üfledi. Onlar da o zaman o sözleri söylediler.

Yahut Allahü teâlâ, mezkûr şartlar tahakkuk ettikten sonra onlara hilâfet haberini verdi ve ruhun üflenmesinden sonra meâlen:

"- Şüphesiz Ben, şunu yeryüzünde halife kılacağım" buyurdu.

O zaman onlar da Âdem hakkında o sözleri sarfettiler.

Allahü teâlâ da, eşyanın isimlerini (dilleri) kendisine öğretmek suretiyle onu güçlendirdi. Onlar da, Âdem'de üstünlük gördüler. İşte o zaman da kesin (şartsız) secde emri vârid oldu. Bunun böyle cereyan etmesi, emredilen şeyin önemini göstermek ve secdenin vaktini bildirmek içindir.

İşte söz konusu bu olayların bir kısmi bazı âyetlerde; bir kısmı diğer bazı âyetlerde yer almıştır.

C- "Hepsi hemen secde ettiler; iblis müstesna."

Bu ilâhî emirden sonra melekler hiç gecikmeksizin hemen secde ettiler; ancak iblis müstesna.

Burada iblis, meleklerden istisna edilmiş, çünkü o, önceleri binlerce melek arasında bulunuyordu ve meleklerin sıfatlarını taşıyordu. İşte bundan dolayı o da meleklerden sayıldı ve onlardan biri gibi istisna edildi.

Ya da meleklerin, doğup çoğalan ve cin ismi verilen özel bir cinsi vardır.

Ç- "O, secde edenlerden olmadı."

İblis, hiçbir zaman Âdem'e secde edenlerden olmamıştır.

Bu cümle, istisnadan anlaşılan secde etmeyişin keyfiyetini açıklar. Çünkü hemen secde etmemek, düşünmek için de olabilir ve secde sonradan gerçekleşebilir. İşte bu kelâmla anlaşılıyor ki, iblis, hiçbir zaman Âdem'e secde etmemiştir.

İblis'in istisnası, mutassıl (aynı cinsten olan)ların istisnası kabilinden değil de, munkatı' (ayrı cinsten olan)larm istisnası kabilinden olabilir.

11 ﴿