34

"Her ümmetin bir eceli vardır. Bunun için ecelleri gelince ne bir an te'hir, ne de bir an takdim edebilirler."

Helake uğrayacak bir ümmetin helakinin gerçekleşmesi için belirli bir zaman vardır. O vakit geldiğinde ne bir an geri kalırlar, ne de bir an ileri gidebilirler.

Te'hir ve takdim fillerinde (taleb ifâde eden) istif al kipin kullanılmış olması, onların bunu istedikleri halde bunu gerçekleş örmekten âciz ve mahrum olduklarını belirtmek içindir.

Diğer bir görüşe göre ise, burada ecellerinin gelmesinden maksat, helâkları için belirlenmiş saatin içinde bulunduğu günün gelmesi gibi biraz ileri alınması mümkün olacak şekilde ecellerinin yaklaşmasıdır. Ancak hakikat bu değildir.

Burada önce ecellerinin tehirinin mümkün olmadığı zikredilmiştir. Çünkü burada maksûd olan, onların azabtan kurtulamayacaklarını beyan etmektir.

"Hiçbir ümmet ne ecelinin önüne geçebilir ve ne de onu geciktirebilir."

âyetinde bunun aksi vârid olmuştur. Çünkü bu âyette kastedilen, zahiren hakları olduğu halde helâklarının tehirinin beyanıdır. Nitekim,

"-Onları bırak, yesinler, eğlensinler ve boş ümit onları oyalayadursun. Fakat yakında bilecekler!"

âyeti bunu haber verir. Bu itibarla Hicr sûresinde en mühim olan, ecelin öne alınmasının mümkün olmadığını beyan etmektir.

34 ﴿