105"Allah'a karşı haktan başka bir söz söylememek benim için bir görevdir. Rabbinizden size beyyine (delil, mucize, âyet)ler getirdim. Artık İsrail oğullarını benimle bırak." A- "Allah'a karşı haktan başka bir söz söylememek benim için bir görevdir." Bu cümle, Mûsa'yı nübüvvet iddiasında tekzib etmelerine bir cevap mahiyetindedir. Yani, "- Benim için hakkı söylemekten başka bir seçenek yoktur. Bana yaraşan ancak hakkı söylemektir. Yahut ben haktan başka bir şey söylemem." B- "Rabb'inizden size beyyme (delil, mucize, âyet)ler getirdim." Bu cümle, Mûsa'nın, âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir Peygamber olduğuna ve hak söz neyse onu söylemek zorunda bulunduğuna dair bir açıklamadır. Mûsa'nın bu sözü ile hemen sonra gelen firavun'un cevabı, " Fir’avun dedi ki: "- Sizin Rabbiniz kimdir, ey Mûsa!" ve "-Fir’avun dedi ki: "- Alemlerin Rabbi nedir?" âyetlerinden de anlaşıldığı gibi muhaverenin sonunda söylenmiştir. Fakat burada icaz gereği cereyan eden konuşmaların bir kısmı zikredilmemıştir. C- "Artık Isrâiloğullarını benimle bırak." Artık Isrâiloğullarını benimle gönder, onları serbest bırak; onlar da atalarının vatanı mukaddes topraklara dönsünler. Çünkü Yakub'un torunlarının dönemi bittikten sonra firavunlar, İsrâiloğullarını köleleştirdiler ve en ağır işlerde çalıştırmaya başladılar. Nihayet Allahü teâlâ, onları Mûsâ ile kurtardı. Yûsuf’un Mısır'a girdiği gün ile Mûsa'nın Peygamber olarak Mısır'a girdiği gün arasında dört yüz senelik bir zaman geçmişti. |
﴾ 105 ﴿