58"Eğer (andlaşma yaptığın) bir kavmin hıyanetinden korkarsan sen de aynı şekilde andlaşmayi bozduğunu kendilerine bildir. Çünkü Allah, hâinleri sevmez." Ey Resûlüm! Andlaşma yaptığın bir kavmin hiyanetini, onlarda gördüğün delil ve şer emareleriyle kesin olarak tesbit edersen sen de, onlarla alâkayı kestiğini, antlaşmayı fesih ve ibtal ettiğini açıkça onlara bildir. Bu suretle onların ahdini üzerlerine at. Ahdin devam ettiği sanılırken doğrudan doğruya savaşı başlatan sen olma ki senin tarafında bir hiyanet şaibesi bulunmasın. Diğer bir görüşe göre ise, Resûlüm, sen de ahdi üzerlerine at ki, yakın ve uzak olanlar ahdin kaldırıldığını, feshedildiğini anlamakta eşit olsunlar. Yahut ahdin feshi konusunda sen de, onlar da eşit olmanız için ahdi onların üzerine at. Allah'ın hâinleri sevmediği cümlesi, ahdi atma emrinin sebebini açıklar. Burada iki anlam söz konusu olabilir: Ahdi atmakla beraber, savaşı başlatmamak gerekir. Bu takdirde kelâmın amacı, Resûlüllah'ı hıyanet sayılan savaşı başlatmaktan sakındırmaktır. Ahdi atmakla beraber hemen arkasından savaşı başlatmak gerekir. Buna göre ise kelâmın amacı Peygamberi önce ahdi atmaya ve sonra da onlarla savaşmaya teşvik etmektir. Bu takdirde sanki şöyle denilmiş olur: Resûlüm, eğer bir kavmin ahde hıyanetini kesin olarak, tesbit edersen ahdi onların üzerine at; sonra da onlarla savaş. Çünkü Allahü teâlâ, hainleri asla sevmez ve onlar da hainlerdir. Sen onların hâlinden hain olduklarını anlarsın. |
﴾ 58 ﴿