6"Ve eğer müşriklerden biri senden eman (himaye) diler (isticar eder) se ona eman ver. Tâ ki Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu güven duyacağı yere kadar ulaştır. Çünkü bunlar gerçekten bilgisiz bir topluluktur." A- "Ve eğer müşriklerden biri senden eman (himaye) diler (isticar eder) se ona eman ver. Tâ ki Allah'ın kelâmını dinlesin." Bundan önce küfürden tevbe edenlerle, küfürde ısrar edenlerin hükümleri beyân edilmişti. Şimdi burada da, tevbenin ilk aşamasına, yani Allahü teâlâ'nın kelâmını dinleyip dinin şiarlarına vâkıf olmak isteyenlerin hükmü beyân edilmektedir. Andlaşmalı olup da andlaşmalarını bozan ve kendilerine dört aylık süre tanınan müşriklerin süresi sona erdikten sonra onlardan biri, senden eman dilerse, sen de ona eman ver. Tâ ki, Allahü teâlâ'nın kelâmını dinlesin, onun üzerinde tefekkür etsin ve davet edildiği dinin hakikatlerine muttali olsun. İlâhî kelâmı anlamak için dinlemekten başka bir şeye ihtiyaç yoktur. Müşriklerden eman isteyenlere eman verilmesinin, Allah kelâmını dinleme amacına bağlanması, emanın sebeb ve gayesinin bu anlamda dinî olmasını gerektirir. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) e müşrikin mutlaka dinî bir amaç için gelmesinin şart olmadığı iddia edilerek Ali'ye (radıyallahü anh) dayanan bir rivâyet delil gösterilemez. Şöyle kı: Rivâyet olunduğuna göre, müşfiklerden bir adam Ali'ye (radıyallahü anh) gelmiş ve kendisine: "- Bize verilen süre sona erdikten sonra bizden biri, Allahü teâlâ'nın kelâmını dinlemek veya başka bir iş için (ev li-hâceti) Muhammed'e gelse, öldürürlür mü?" diye sormuş. Ali (radıyallahü anh): "- Hayır, öldürülmez; çünkü Allahü teâlâ: "Ve eğer müşriklerden biri senden eman dilerse, sen de ona eman ver!" buyuruyor; demiş." Burada Aliye (radıyallahü anh) sual tevcih eden müşrikin sözündeki "hacet / başka biliş" ten murat, dinî bir iştir. Yoksa dinî veya dünyevî bir iş demek değildir. Nitekim "bir iş için Muhammed'e gelse" ifâdesi de, bunu gösterir. Çünkü Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) e dinî işler için gelirlerdi. B- "Sonra onu güven duyacağı yere kadar ulaştır. Çünkü bunlar gerçekten bilgisiz bir topluluktur." O müşrik, Allahü teâlâ'nın kelâmını dinledikten sonra eğer îman etmezse, onu güven içinde yaşayacağı kavminin yurduna ve özel meskenine ulaştır. Müşriklerden isteyene eman vermek ve sonra onu güvenli yere ulaştırmak, onların islâm'ın ne olduğunu bilmez bir kavim olmalarındandır. O halde onlara aman verilmelidir ki, hakkı ve hakikati anlasınlar da hiçbir mazeretleri kalmasın. |
﴾ 6 ﴿