7"Müşriklerin Allah katında ve Resulünün yanında nasıl bir ahdi olabilir? Ancak Mescid-i Haram yanında kendileriyle andlaşma yaptıklarınız müstesna. Onlar size karşı doğru ve dürüst oldukça siz de onlara karşı doğru ve dürüst olun. Şüphesiz Allah, sakınan (müttakıî)ları sever." A- "Müşriklerin Allah katında ve Resulünün yanında nasıl bir ahdi olabi-kr?" Bu kelâm da, daha önce geçen beraet (ihtar) ile ona terettüb eden hükümlerin hakikatini ve hikmetini açıklar. Bu âyetteki müşriklerden maksat, andlaşmalarmı bozan müşriklerdir. Çünkü anılan beraet (ihtar) onlar hakkındadır. Andlaşmalarmı bozan müşrikler için, Allahü teâlâ katında ve Resulü (sallallahü aleyhi ve sellem) nezdinde, hukukunun ve süresinin korunması gerekli bir andlaşma olamaz. Bazı kimselerin dediği gibi bunun âhiret azabından emin kılacak bir antlaşma anlamında olması da mümkün değildir. Çünkü söz konusu antlaşmalar Allahü teâlâ katında ve Resulü nezdinde geçerli ise de, âhiret azabından kurtuluş konusunda müessir değildir. B- "Ancak Mescid-i Haram yanında kendileriyle andlaşma yaptıklarınız müstesna." Âyetin inkâr anlamındaki istifhamından çıkan olumsuz hükümden (andlasmaların geçersizliği hükmünden) ilk akla gelen, bunun, bütün andlaşmaklara şâmil olmasıdır. İşte bundan dolayı bu istisnaya ihtiyaç duyulmuştur. Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle andlaşma yapılanlardan murat, daha önce 4. âyette istisna edilenlerdir ki, onlar andlaşmalarmı ihlâl etmeyenlerdir. Onların bu şekilde ifâde edilmesi, bu antlaşma sahiplerinin iyice anlaşılması ve bu antlaşmanın sağlamlığını bildirmek içindir. C- "Onlar size karşı doğru ve dürüst oldukça siz de onlara karşı doğru ve dürüst olun." Müşriklere karşı dürüst davranma hükmü, antlaşma süresinin sona ermesiyle sona erer. Çünkü Müslümanların dürüst davranmaları, onların dürüst davranmaları ile sınırlandırılmıştır ve onların dürüst davranmaları da antlaşmanın hukukunu gözetmekten ibarettir. Antlaşma süresi sona erdikten sonra ise, ne antlaşma kalır, ne de onun hukukunu gözetmek. Bu itibarla bu istisna da, daha önce 4. âyette geçen, " Onların ahidlerini müddetlerinin sonuna kadar tamamlayın." kelâmındaki emrin kendisidir. Şu kadar ki, orada da muteber olan bir ka-vit, burada sarih olarak zikredilmiştir. Çünkü orada da emredilen tamamlama, onların antlaşma şartlarının bekasına bağlıdır. Ç- "Şüphesiz Allah, sakınanları sever." Bu kelam, dürüst davranma emrinin sebebini ve daha önce geçtiği gibi, antlaşma şartlarına bağlı kalmanın, takvanın hükümlerinden olduğunu açıklar. |
﴾ 7 ﴿