19

"Bir kervan geldi ve sakalarını kuyuya gönderdiler; o da gidip kovasını sarkıtınca:

- Hey! Müjde! İşte bir oğlan! Dedi."

Bundan önce Yûsuf'un kardeşlen ile babaları arasında olanlar anlatıldıktan sonra burada da, Yûsuf'un kuyudan kurtulması ve ondan sonra başından geçenlerin anlatılmasına başlanmaktadır.

Âyette kervan hakkında gelmek fiilinin kullanılması, Yakub (aleyhisselâm) ailesinin mekânına göre değildir; çünkü Ken'an eli, Medyen'e göre Mısır tarafında değildir. Hayır, bu gelmek, Yûsuf'un bulunduğu yere göredir. Burada "geldi" fiilinın, "geçti" veya "vardı" gibi fiillere tercih edilmesi, işaret ediyor ki, Yûsuf (aleyhisselâm), Rabbi katında pek şerefli ve yüksek bir mertebeye sahiptir.

Zahire göre bu kuyu, ana yol üzerinde bulunuyordu. Çünkü gelmek fiilinin kervana mutlak olarak isnat edilmesinden ilk anlaşılan mânâ da budur. Diğer bir rivâyete göre ise bu kuyu, meskûn yerlerden uzak olup yalnız çobanların uğradıkları bir kuyu idi. Bu kervan ise yolunu kaybetmiş ve bu kuyuya yakın bir yerde, konaklamıştı.

Medyen'den Mısır'a gitmekte olan bir kervan geldi.. Onlar sakaları olan Mâlik b. Za'r el-Huzâî'yi kuyuya gönderdiler. O da kovasını kuyuya sarkıttığında Yûsuf’u gördü ve, "Hey! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Âyetteki "Büşrâ" kelimesının, müjde anlamında olmayıp sakanın bir arkadaşının adı olduğu; kovasını tutan Yûsuf'u çıkarmak için onu yardımına çağırdığını ileri sürenler de vardır.

Bazıları bu kuyunun suyunun aslında tuzlu olduğunu; Yûsuf (aleyhisselâm) içine atıldıktan sonra ise suyun tatlandığını söylerler.

"Onu bir ticaret malı olarak sakladılar." (Ve eserrühü bı-dâah)

Saka ile arkadaşları Yûsuf’u bir ticaret mali olarak diğer arkadaşlarından sakladılar. Veya, onun durumunu ve kuyuda bulduklarını, diğer arkadaşlarından sakladılar ve onlara: "Kendisi için Mısır'da satılmak üzere Kuyu sahibi onu bize verdi" dediler. Ya da Yûsuf'un kardeşlen onu köle olarak sattılar, demektir. Şöyle ki, Yehûzâ, her gün Yûsuf'a yemek getirirdi. Kervanın geldiği gün kuyuya gelince onu kuyuda bulamadı ve hemen bunu kardHanımlarına haber verdi. Onlar da kervanın yanına geldiler ve:

- Bu bizim kölemizdir; bizden kaçtı, dediler. Kervancılar da, Yûsuf’u kardeşlerinden satın aldılar. Yûsuf ise öldürülmek korkusuyla sesini, çıkarmadı.

Bu görüşün uzak bir ihtimal olduğu açıktır.

"Zaten Allah onların yaptıklarım tamamıyla bilendir." (Vallâhü alîmün bimâ ya'melun)

Bu kelâm, onların Yûsuf gibi bir insanı müptezel bir ticaret malı durumuna sokmaları ve bunun için uydurdukları hileleri yüzünden onlara büyük bir ceza vaadi anlamındadır.

19 ﴿