32"Kadın dedi ki: - İşte kendisi hakkında beni kınadığınız şahıs budur. Ant olsun kı, ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, iffetine bağlı kaldı. Yine ant olsun kı, eğer o kendisine emredeceğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve elbette sürünenlerden olacaktır!" A- "Kadın dedi kı: - İşte kendisi hakkında beni kınadığınız şahıs budur." Bu hitap o kadınlar içindir. İşaret de, onların o anda kendisini, vasıflandırdıkları Yûsuf’un Söâi unvanıdır kı, onların dediği gibi güzellik ve cemalde insanların mertebelerinden çıkıp melekler mertebesine erişmesidır. Yani eğer durum sizin dediğiniz gibi ise, o beşeriyet mertebelerinden üstün bir melek mertebesine yükselmiş olan şahıs, beni, kendisine âşık olmakla kınadığınız kişidir. Nitekim sız, beni azizin karısı olmakla yükseltmiştiniz ve onun kadrini de, köle olmakla, yahut, azizin karısı, Ken'anlı kölesine âşık olmuş, şeklindeki o sözlerinizle düşürmüştünüz. İşte sizin, kendi zihninizde canlandırıp da hakkındaki düşüncelerinizi söylediğiniz Ken'ank köle budur. Şimdi onun kim olduğunu görün ve bizim hakkımızda söylediklerinizin ne kadar haksız olduğunu anlayın. B- "Ant olsun ki, ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, iffetine bağlı kaldı. Yine ant olsun ki, eğer o kendisine emredeceğimi yapmazsa, mutlaka zindana atilacak ve elbette sürünenlerden olacaktır!" Sizin de duyduğunuz ve anlattığınız gibi ben onun nefsinden murat almak istedim.. Fakat o, iffetine bağlı kaldı. Âyetin metinde kullanılan "İsti'sam" kelimesi, mübalağa kipi olup üstün bir imtina ve titiz bir korunma mânâsına delâlet etmektedir. Sanki o, mevcut ismet ve iffetini daha da artırmaya gayret etmişti. Bu kelâm, Hazret-i Yûsuf tan (aleyhisselâm), "Allah'a sığınırım.!"(Yûsuf 23) sözüyle beyan ettiği iffetine halel getirecek bir azim veya başka bir hareketin sâdır olmadığına apaçık delildir. Züleyha, o kadınların, Yûsuftan murat almak istemesiyle ilgili duyduklarını önce onlara itiraf etmekte ve o işi çok istekli olarak yaptığını belirtmek üzere de bunu tekit etmekte ve sonra da onun kendisinden yüz çevirdiğini ve hiç meyletmediğini en mükemmel şekilde ifade etmekte ve sonra da bu tutumunu sürdüreceğini, ne kınayanların kınaması yüzünden, ne de sevgilisinin yüz çevirmesinden dolayı bundan vazgeçmeyeceğim ilâve etmektedir. Züleyha, Yûsuf'a (aleyhisselâm), bu işte hiç kimseden çekinip korkmadığını o kadınların huzurunda çeşitli tekitlerle bu vaadini ifade etmiş ki, Yûsuf'un başka çaresi kalmasın ve o kadınlar da, bu işe muvafakat etmesini kendisine öğütlesinler. |
﴾ 32 ﴿