15"Göklerde ve yerde bulunanlar da, onların gölgeleri de sabah akşam ister istemez, yalnız Allah'a secde ederler." Göklerde ve yerde bulunan melekler, insanlar ve cinler de, bunlardan gölgesi olanların, yani insanların gölgesi de, sabah aksam ister istemez, yalnız Allah'a fiş- secde ederler; O'ndan başka ne müstakil olarak, ne de müşterek olarak hiçbir şeye secde etmezler; boyun eğmezler. Zira apaçık bir hakikattir ki, hepsi isteseler de, istemeseler de, Allah'ın azametine, ondaki var etme ve yok etme hükmüne boyun eğmek zorundadırlar; O'nun hükmünden başka hiçbir varlığın hükmünün müdahalesi olamaz. Bu ilâhî hüküm, bütün vakitler için geçerli olduğu halde sabah ile akşamın zikre tahsis edilmesi, bu iki vakitte daha bariz olmasından dolayıdır. Diğer bir görüşe göre ise, burada secdeden murat, gerçek secdedir. Zira kâfirler de, mecburiyet halinde secdeyi Allah'a (celle celâlühü) tahsis ediyorlardı. Nitekim bir âyette meal olarak şöyle denilmektedir: "Onlar, gemiye bindikleri, zaman, elini yalnız O'na tahsis kılarak yalnız Allah'a yalvarırlar" (Ankebût 29/65). İnsanların gölgelerinin de Allah'a (celle celâlühü) secde etmelerinin izahına gelince, mümkündür ki, Allah (celle celâlühü), gölgelerde de bir nevi anlayış ve akıl yaratır da, onunla Allah'a (celle celâlühü) secde ederler. Nitekim Allah (celle celâlühü), bu anlayış ve aklı dağlar için de yaratmış da, dağlar tesbih ile meşgul olmuşlar ve tecelli eserleri dağlarda meydana gelmiştir. İbnü'l-Enbârî böyle demektedir. Gölgelerin secdesinden, gölge sahibine bağlı olarak onlarda da görülen secde şekli de, kastedılebilir. Ancak malûmunuz olduğu üzere kâfirin, şiddet ve zaruret hâlinde secdesini yalnız Allah'a (celle celâlühü) tahsis etmesi bir fayda vermez. Zira onların, rahatlık zamanlarında putlarına tapmaları, âyetin ifade ettiği hasretme mânâsına halel getirmektedir. Bundan dolayı en isabetli izah, bu secdenin boyun eğmek anlamında olmasıdır. Bir de, hepsinin var etmede ve yok etmede boyun eğdikleri gerçeğini ortaya koymak, o kâfirlerin, Allah'tan (celle celâlühü) başkasını dost edinmelerinden dolayı kendilerini lçrnamak, onların, Allah'a (celle celâlühü) secde etmeleri gerçeğini ortaya koymaktan daha etkilidir. Bütiin varlıklar, Allah'a (celle celâlühü) boyun eğdikleri halde burada yalnız akıl sahibi olan varlıklar zikre tahsis edilmiş, çünkü varlıklar içinde umde olan onlardır ve onların boyun eğmeleri, diğer varlıkların da boyun eğdiklerine delildir. Kaldı ki, bundan sonraki âyette bu beyan edilmektedir. |
﴾ 15 ﴿