25"Allah'ın ahdini kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah'ın bitiştiriîmesini emrettiği bağları da koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar yok mu, işte lanet onlar içindir; kötü yurt da onlarındır." Bu insanlardan kastedilenler, birinci grubun mukabik olanlar ve onların sıfatlarının zıtlarını taşıyanlardır. Yani bunlar, Allah'ın (celle celâlühü) ahdini ikrar ve kabul ile pekiştirdikten sonra onu bozarlar ve Allah'ın bitiştiriîmesini emrettiği bağları da koparırlar. Nitekim hak üzerinde birleşmiş olan bütün peygamberlere îman etmek emredilmişken, onlar, o peygamberlerin bir kısmına îman ederler; bir kısmim ise inkâr ederler. Yine onlar, akraba haklarına, mü’minlerin dostluğuna ve daha önce sayılan diğer haklara da riâyet etmezler. Âyette, onların, Rablerinden korkmadıkları, kötü akıbetten çekinmedikleri sarih olarak zikredilmemiş, çünkü onların Allah'ın (celle celâlühü) ahdini bozmaları ve anılan bağları koparmaları buna da delâlet etmektedir. Yine bunların sabretmedikleri de zikredilmemiş, çünkü sabrın, sayılan iyilikler için tahakkukunun itibar edilmesi, bu iyiliklerin muteber olması içindir. Bu itibarla dünya kadar iyiliklerden uzak olan kimseler için sabrın zikredilmesinin bir sebebi yoktur. Nitekim, feri hükümler şöyle dursun, îmanın aslı etrafında dolaşmayan kimselerin, namaz kılmadıklarının ve zekât vermediklerinin zikredilmesinin de bir sebebi yoktur. Eğer harcamadan, nafile harcama kastedikrse, onun bu insanlarda bulunmaması da, Allah'ın (celle celâlühü) emrettiği bağların koparılmasına dahildir. Kötülüğü iyilikle savmak ise, bu insanlarda bulunmadığı, geçen ifadelerden de, gelecek ifadelerden de açıkça anlaşılmaktadır. Zira ahdi bozmakla ve emre muhalefet etmekle Allah'ın (celle celâlühü) ihsanına aldırmayan ve "yeryüzünde fesat çıkaranlar" cümlesinde de belirtildiği gibi, baştan zulüm etmek ve fitne koparmakla fesat çıkaran kimseden, kötülüğe iyilikle karşılık vermek nasıl düşünülebilir! Kaldı kı, bunun zikredilmesi, "işte lanet onlar içindir..." cümlesiyle anlatılan cezaya sebep olmakta onun da katkısı olduğunu bildirir. İşte lanet, yani Allah'ın (celle celâlühü) rahmetinden uzaklaştırılırla onlar içindir ve dünyanın kötü akıbeti, yahut cehennem azabı onlarındır. Zira cehennem onların yurdudur. Halbuki tefsirlerin çoğuna göre, anılan hususun, anılan cezaya katkısı olmadığı açıktır. Çünkü kötülüğe kötülükle karşılık vermeye izin verilmiştir. Ve kötü sözü iyi sözle savmak, keza kendisine zulmeden kimseye malî yardımda bulunmamak ve kendisiyle sila-ı rahmi kesene sıla-ı rahimde bulunmamak, sorumluluk gerektirmez. Onun, bazı nafile hakların ihlâli konusunda bitiştirilmesi emredilenlere dahil edilmesinde ise bir sakınca yoktur. Çünkü onlara dahil edilmesi, bazı peygamberleri inkâr etmek, ana-babaya isyan etmek ve diğer vacip hakların terki gibi azimetlerin ihlalinin tâli hususlarından olması itibarıyladır. |
﴾ 25 ﴿