28

"Onlar îman eden kimselerdir. Kalpleri de Allah'ın zikriyle mutmain olur. Bilesiniz ki, kalpler, ancak Allah'ın zikriyle mutmain olur."

A "Onlar îman eden kimselerdir."

Eğer hidâyetten, devanı eden bir hidâyet kastedikrse, izahı açıktır; çünkü îmanın buna sebep olduğu açıktır. Eğer olmayan hidâyetin ihdas edilmesi kastedikrse, bu takdirde îman edenlerden murat, gelecekte îman edenler, demektir. Nitekim "Takva sahipleri için hidâyettir." (Bakara 2/2) mealindeki âyet de bu kabilden olup, gelecekte takva sahibi olanlar, demektir. Yoksa îmanın kendisi, hidâyetin kendisine sebep olmaz.

B- "- Kalpleri de Allah'ın zikriyle mutmain olur."

Allah'ın zikri, kendisinde şüphe olmayan mucize kelâmıdır. Nitekim: "Bu indirdiğimiz mübarek bir zikirdir" (Enbiyâ 21/50), "Zikri Biz indirdik ve hiç şüphesiz onu Biz koruyacağız" (Hicr 15/9) denilmektedir.

Yani onlar, isteyecekleri Kur’ân'dan daha büyük bir mucize olmadığını bikirler.

C- "- Bilesiniz kı, kalpler, ancak Allah'ın zikriyle mutmain olur."

Kalpler, nefislerin meylettiği dünyalıklaria değil, yalnız Allah'ın (celle celâlühü) zikriyle mutmain olur. Bu, açık bir gerçektir.

Diğer mucizeler içinde kalplerin yalnız Kur’ân'la mutmain olmasının izahı şöyledir: Diğer mucizeler, itminan ifade etmek bakımından, şanlı Kur’ân mesabesinde değildir. Çünkü Kur’ân kıyamete dek, bakidir; onu herkes görür ve bütün kalpler, onunla mutmain olur.

Bu âyet-i kerime bize bildiriyor ki, kâfirlerin, gerçeklen anlayan kalpleri yoktur; onların yürekleri, hava ve hevesler peşindedir. Nitekim onlar, Allah'ın (celle celâlühü) zikriyle mutmain olmadılar ve o, en açık ve kuvvetli mucize iken onu mucize saymadılar.

Diğer bir görüşe göre ise, kalpleri Allah (celle celâlühü) korkusundan mustarip iken, O'nun rahmet ve mağfiretini anmakla kalpleri mutmain olur. Nitekim başka bir âyette şöyle denilmektedir: "Sonra hem bedenleri, hem de kalpleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar." (Zümer 39/23).

Yahut oların kalpleri, Allah'ın birliğine delâlet eden delilleri anmakla, yahut Allah'ı anmakla, Onunla ünsiyet bulmak ve O'na bütün varlığıyla yönelmek ile mutmain olur. Bu takdirde hidâyetten murat, devamı ve sürekliliğidir.

28 ﴿