32"Ant olsun ki, ey Resûlüm! Senden önce de peygamberlerle alay edildi de, Ben inkâr edenlere mühlet verdim; sonra onları yakalayıverdim. İşte azabım nasilmiş?" Ey Resûlüm! Senden önce de birçok peygamberle alay edildi de. Ben o inkâr edenleri bir süre emniyet ve refah içinde bıraktım. Bu, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) için, müşriklerden gördüğü tekzip ve alay yoluyla olan taleplerden dolayı bir tescili ve bir de ceza vaadidir. Hulâsa, ey Resûlüm! Bu hal, sana mahsus değildir; fakat eskiden beri süregelen bir şeydir; senden önce de birçok peygambere karşı yapıldı da, bunu yapanlara bir süre mühlet verdim. Âyette, onların kâfir vasfıyla zikredilmeleri, kendilerine mühlet verilenlerin alay edenlerden başkaları oldukları için değil, fakat iki vasfa da sahip olduklarım bildirmek içindir. Yani Ben, kâfir olup da alay edenlere mühlet verdim; yoksa yalnız alay etmelerine rağmen demek değil. "Sonra onları yakalayıverdim. İşte azabım nasilmiş?!" ifadesi, onların azaplarının son derce ağır ve çetin olduğunu açık olarak bildirmektedir. |
﴾ 32 ﴿