40

"O müşriklere vaat ettiğimiz azabın bir kısmını muhakkak ki sana göstereceğiz, yahut daha önce senin ruhunu alırız. Artık sana düşen, ancak tebliğ etmektir. Hesap ise yalnız Bize aittir."

"O müşriklere daha önce va'dettiğimiz ve bundan, sonra va'dedeceğımız azabın bir kısmını mutlaka sana göstereceğiz, yahut ondan önce senin ruhunu alacağız."

Artık sana düşen, peygamberlik hükümlerini tamamıyla duyurmaktır; yoksa tebliğ ettiklerini ve ezcümle vaat ettiğin azabı tahakkuk ettirmek değildir. Onların kötü amellerinin muhasebesi ve muahezesi ise Bize aittir.

Hulâsa,  durum ne olursa olsun, onlara vaat ettiğimiz dünyevî azabın bir kısmını muhakkak onlara göstereceğiz, yahut onlara göstermeyeceğiz. O husus Bize aittir. Sana düşen ise, ancak peygamberliği tebliğ etmektir. Sen onun ötesine karışma; Biz onların da hakkından geliriz; sana vaat ettiğimiz zaferi mutlaka tamamlarız. Bunun gecikmesi, seni tasalandırmasın. Zira gecikmesi, Bizim bildiğimiz gizli maslahatlara binaendir.

Bundan sonra Allah Resulünün (sallallahü aleyhi ve sellem) gönlünü hoş etmek için, azabın ön işaretlerinin doğduğunu şöyle zikretmektedir:

40 ﴿