|
<3 align="justify" style="text-indent: 33pt; line-height: 19pt; margin: 7pt" dir="ltr">
43
"Kâfirler, Sen gönderilmiş peygamber değilsin, diyorlar. Ey Resûlüm! De ki: - Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitap ümi bulunan peygamber yeter." Bir görüşe göre, bunu söyleyenler, Yahudüerin reisleridirr. Ey Resûlüm! Onlara de ki; benimle sizin aranızda şahit olarak Allah (celle celâlühü) yeter; çünkü O, benim peygamberliğime dâir öyle kesin hüccetler ve açık belgeler göstermiştir ki, bunlar, başka bir şahide ihtiyaç bırakmamaktadır. Yine, yanında Kur’ân ilmi ve onun mucize nazmı bulunan Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yeter. Yahut kitap Ehlinden Müslüman olan âlimler şahit olarak yeter; çünkü onlar, Peygamberin kendi Kitaplarında yazılı olan vasıflarına şâhitlik etmektedirler. Bu âyet, ittifakla Medenî'dir, yani Medine'de inmiştir. Dolayısıyla Medine'de Müslüman olan Kitap Ehli âlimleri ile tefsir edilmesinde tarih uyuşmazlığı söz konusu değildir. Yahut yanında Levh-i mahfuz ilmi bulunan Allah (celle celâlühü) şahit olarak yeter. Yani kimin ibadete müstahak olduğu konusunda benimle sizin aranızda şahit olarak Allah (celle celâlühü) yeter. Nitekim Allah'ın (celle celâlühü) Kitabı, Kendi ibadetine davet ile doludur ve beni de çeşidi teyitlerle teyit etmiştir. Yine, Levh-ı mahfuz'da sabit olan şeylerin ve ezcümle benim peygamberliğim hakkındaki ilmin kime mahsus olduğu konusunda da şahit olarak Allah (celle celâlühü) ile Resulü (sallallahü aleyhi ve sellem) yeter. Resûlüllah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) rivâyet olunduğuna göre şöyle buyurmuştur: "Bir kimse Ra'd sûresini okursa, kendisine, geçmiş ve kıyamete kadar gelecek bütün bulutların miktarı kadar ona sevap verilir. Bu kimse, kıyamet gününde, Allah'ın ahdine vefa gösterenler zümresine dahil olarak haşır olur." Allah, doğruyu en iyi bilendir. |
﴾ 43 ﴿