7"Şüphesiz Biz, yeryüzünde olanları ona bir süs kıldık ki, insanların hangilerinin daha güzel amel edeceğini deneyelim." Biz, mükelleflerin dışında, hayvan olsun, bitki olsun veya maden olsun, yeryüzünde bulunan bütün yaldızları ona süs kılmışızdır. Nitekim diğer bir âyette şöyle denilmektedir: "O Rabbiniz ki, yeryüzündekilerin hepsini sizin için yaratmıştır." (Bakara 2/29). Hulâsa, yeryüzünde bulunan bütün varlıklar, mükelleflerin onlara ibretle bakmaları, onlardan faydalanmaları ve gerçekleri bulmak için onları delil olarak kullanmaları için yaratılmıştır. Zira yılanlar ve akrepler bile, âhiret azabını hatırlatmaları bakımından fayda kabilindendir. Hattâ süs kapsamına giren her hadis (sonradan yaratılmış varlık) bile, yaratanın varlığına ve birliğine delâlet etmesi bakımından faydalıdır. Nitekim eşler ve çocuklar da, dünya hayatının ziynetinden dır ve hattâ onların en büyüğüdür. Fakat bu, onların mükellefler cümlesinden olmalarına mâni değildir. Çünkü bunlar, sahiplerine intisapları cihetiyle ziynet kapsamına dahilekr; mükellefler olmaları cihetiyle ise imtihan edilenler kapsamına girmektedirler. Ve yaptıklarımızı da, insanların hangilerinin daha güzel amel edeceğini bir nevi denemek için yaptık ki, iyilik sahibi kötülük sahibinden ayrıldıktan sonra ve her iki fırkanın fertlerinin sınıfları, bakışlarına terettüp eden ilmî mertebelerine göre ve ondan kaynaklanan amel derecelerine göre belli olduktan sonra, onlara karşılıkları olan mükâfat ve cezayı verelim. Nitekim Hûd sûresinin başında da bu konu zikredildi. Güzel amel, dünya nimetlerinde aşırıya kaçmamak, dünya ziynetlerine (süslerine) mağrur okmamak, aza kanaat etmek, dünya nimetlerini ve imkânlarını layıkıyla kullanmak, onlar hakkında tefekkür edip onları ilâhî marifete vesile kılmak, şer'î izin ölçüsünde onlardan yararlanmak, onların hukukunu eda etmek ve onlara şükretmek; kâfirlerin ve kötü arzuların sahiplerinin yaptıkları gibi, dünya nimetlerini ve süslerini şehvetlere ve kötü amaçlara vesile yapmamak demektir. Âyette zikredilen deneme (imtihan), amellerin güzel ve daha güzel olmaları itibarıyla değil, fakat güzel ve çirkin olmaları itibarıyla iki fırkaya da şâmil olduğu halde, tafzil kipiyle zikredilmesi (daha güzel denilmesi), bundan asıl gayenin, iyilik ehlinin iyiliğinin kemalinin ortaya çıkması olduğunu zımnen bildirmek içindir. Nitekim Hûd sûresinin 7. âyeti de bu kabildendir. |
﴾ 7 ﴿