18

"Onlar uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Biz onları sağ yana ve sol yana çevirirdik. Köpekleri de mağaranın girişinde ön ayaklarını uzatmış yatmaktaydı. Eğer sen onları görsen, mutlaka geri dönüp kaçardın ve herhalde için korkuyla dolardı."

A- " Onlar uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırdın. Biz onları sağ yana ve sol yana çevirirdik."

Bu hitap da, Peygamberimiz içindir, yahut buna muhatap olabilen herkes içindir.

Burada zikredilen "Onlar uykuda oldukları halde" ifadesi, daha önce kulaklarına perde vurulmasının zikrine dayanılarak zikredilmeyen hususun izahıdır.

Onların sağ yana ve sol yana çevrilmeleri, toprağa gelen beden kısımlarının çürümem esi içindir. Nitekim İbn-i Abbâs (radıyallahü anh) diyor ki:

"Eğer onlar sağ yana ve sol yana çevrilmemiş olsalardı, toprak, onların bedenlerini çürüttürdü."

Bir görüşe göre, onlar yılda iki kez sağa-sola çevriliyorlardı.

Diğer bir görüşe göre ise, yılda bir kez aşura günü çevriliyorlardı.

Bir diğer görüşe göre ise, dokuz yılda bir çevriliyorlardı.

B- " Köpekleri de mağaranın girişinde ön ayaklarını uzatmış yatmaktadır."

Bir görüşe göre, yolda bir köpeğin yanından geçerken köpek de onların peşine düştü. Onlar defalarca köpeği kovaladılar; fakat köpek geri dönmedi.

O zaman Allah (celle celâlühü) köpeği konuşturdu ve köpek dedi ki:

"Benden korkmayın; zira ben gerçekten Allah'ın dostlarını seviyorum. Siz uyurken ben sizi korurum."

İşte onların köpeği bu köpektir.

Diğer bir görüşe göre ise, bu köpek bir çobanın köpeği idi. Çoban da, onların dinini kabul etmişti.

Başka bir görüşe göre ise bu köpek, içlerinden birinin av köpeği, yahut ziraat köpeği, yahut koyun sürüsünün köpeği idi. Köpeğin renginde de ihtilâf edilmiştir.

Bir görüşe göre alaca idi.

Diğer bir görüşe göre ise sarı idi.

Başka bir görüşe göre ise kızılca, bir görüşe göre ise başka bir renkte idi. Köpeğin adının, Kıtmir, Reyyan, Tetûh, Katmur veya Sevr olduğuna üş kin de farklı görüşler vardır.

Halid b. Ma'den diyor ki:

"Cennette hayvanlardan yalnız Ashâb-ı Kehfin köpeği ile Bel'am'ın merkebi olacak, "

Ashâb-ı Kehfin köpeğinin köpek cinsinden olmadığını, onun bir aslan olduğunu söyleyenler de vardır.

C- " Eğer sen onları görsen, mutlaka geri dönüp kaçardın ve herhalde için korkuyla dolardı, "

Allah (celle celâlühü) onlara heybet ve korkunç bir görünüm vermişti; konuşmak isteyen, uyanık bir insan gibi gözleri açık bulunuyordu.

Bir görüşe göre bunun sebebi, tırnaklarının ve saçlarının çok uzamış olması idi. Ancak onların: "Bir gün veya günün bir kısmı eğleştik" sözleri ile "Sakın sizi kimseye sezdirmesin" sözü bu izaha müsait değildir. Çünkü bu sözlerden anlaşılan zahir manaya göre, haddi zatında onların hallerinin değişmemiş olmasıdır.

Bir diğer görüşe göre ise, onların korkunç görünümleri, bedenlerinin çok büyük olmasından dolayı idi.

Âyette "İçin korkuyla dolardı" cümlesinin "geri dönüp kaçardın" cümlesinden sonra zikredilmesi, her birinin ayrı bir sonuç olarak terettüp ettiğini bildirmek içindir. Çünkü eğer bu iki hal (dönüp kaçma ile içine korku dolması), mevcudun aksi olan gerçekleşme, sırasına göre zikredilmiş olsaydı, ilk akla gelen, her ikisinin bir tek sonuç olarak terettüp etmesi olurdu. Bir de zikredilen tertip, kaçmakla da korkunun gitmediğini zımnen bildirmek içindir. Nitekim normal olan, kaçmakla korkunun kalkmasıdır.

Muâviye'den rivâyet olunduğuna göre, Rûm ülkesine gazaya gelince, bu mağaraya uğramış ve oranın bakıcısına:

" Bunların üstünü açsan da, onlara baksak" demiş.

O zaman İbn-i Abbâs Muâviye'ye:

" Buna Hakkın yok; çünkü Allah (celle celâlühü) senden daha hayırlı olan zati bundan men etmiştir.

Nitekim Allah (celle celâlühü) Resulüne hitaben:

" Eğer sen onları görsen..." buyurmuştur.

Muaviye de:

" Ben onlar hakkında bilgi edinmeden buradan ayrılmayacağım" demiş ve bazı adamlarına, "Siz gidin, bakın" diyerek onları göndermiş. O adamlar, mağaraya girince, Allah (celle celâlühü) onlara bir rüzgâr göndermiş de, rüzgâr hepsini yakmış.

18 ﴿