25"Onlar mağaralarında üç yüz yıl ve buna ilâve olarak dokuz yıl kalmışlardır." Yani anılan genç yiğitler, mağaralarında kulaklarına perde vurulmuş olarak, diri olarak bu kadar sene kalmışlardır. Bu cümle, daha önce mücmel olarak zikredilen ve pek büyük bir hâdise olduğuna işaret edilen konuyu açıklamaktadır. Diğer bir görüşe göre ise, bu ifade, Ehl-i Kitab'ın kelâmının hikâyesidir. Zira onlar, bu zatların sayıları hakkında ihtilaf ettikleri gibi, mağaralarında kaldıkları müddet konusunda da ihtilaf etmişlerdir. Bazıları böyle demişlerdi; bazıları ise, üç yüz sene kaldıklarını söylemişlerdi. Hazret-i Ali'den (radıyallahü anh) rivâyet olunduğuna göre diyor ki: "Ehl-i Kitab'a göre, onlar Şemsî üç yüz sene kalmışlardır. Allah ise Kamerî sene olarak zikretmiş ve ikisinin arasındaki fark, her yüz senede üç senedir. Böylece Kamerî sene ile üç yüz dokuz yıl olmaktadır." |
﴾ 25 ﴿