33

"Bağların her ikisi yemişlerini vermiş, ondan hiçbir şey eksik bırakmamıştık. Bağların arasından birer ırmak da fışkırtmıştık."

A- Bağların her ikisi yemişlerini vermiş, ondan hiçbir şey eksik bırakmamıştık.

Yani bağların her ikisi de ürünlerini vermiş ve ürünler, yenecek hale gelmişti ve diğer bağlarda olanların aksine, ürünlerden hiç eksilme de olmamışti. Zira ürünler genellikle bazı seneler çok, bazı seneler de az olur ve yine bazı ağaçlar, bazı seneler meyve verir; bazı seneler vermez.

B- "Bağların arasından birer ırmak da fışkırtmıştık."

Yani devamlı sulanmaları ve daha güzel bir manzara oluşması için her bir bağın içinden de bir ırmak fışkırtmıştık.

Gerçekleşme sırasına göre ürünlerin yetişmesi, ırmakların fışkırmasından sonra olduğu halde burada bu sıranın aksinin zikredilmesi, iki bağın güzelliklerinin tamamlanmasında her ikisinin ayrı, ayrı unsurlar olduklarını bildirmek içindir. Nitekim daha önce geçen sûrelerde de bunun benzerleri zikredildi. Eğer gerçekleşme sırasına göre bunun aksi olsa, her ikisinin bir tek vasıf olup biri diğerine terettüp etliği anlaşılırdı. Zira âdete göre ürünlerin yetişmesi, sulanma sonucunda gerçekleşmektedir.

Bu kelâm işaret ediyor ki, meyvenin yetişmesi, mutlaka sulanmaya bağlı değildir. Bu da, "Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir." (Nûr: 35) meâlindeki âyet kabilindendir.

33 ﴿