46

"Mal ve evlat, şu dünya hayatının süsüdür. Baki olan iyi işler ise, Rabbin katında mükâfat olarak da daha hayırlıdır, umut bağlamaya da daha layıktır."

A- Mal ve evlat, şu dünya hayatının süsüdür.

Bundan önce dünya hayatının kendisi bir misal ile anlatıldıktan sonra burada da, onların iftihar ettikleri dünya hayatının güzellikleri anlatılmaktadır. Nitekim o kâfir kardeş, mü’min kardeşine, "Ben servet olarak senden fazlayım ve evlat sayısı bakımından da senden daha güçlüyüm" demişti.

Evlat, maldan daha aziz olduğu halde yukarıda (39. âyette) ve "Size mallarla ve evlat ile yardım ettik." Âyeti ile benzerlerinde olduğu gibi burada da malın, evlattan önce zikredilmesi, süs, yardım ve benzeri hususlarda malın derin etkisinden ve fertler ile vakitlere göre umumî olmasından dolayıdır. Zira mal, babalara da, evlatlara da her zaman yardımcıdır.

Evlat ise, baba olabilecek yaşa geldiklerinde yardımları görülebilir. Bir de mal, nefsin bekasının sebebidir; evlat ise, insan türünün bekasının sebebidir. Bir de, mala olan ihtiyaç, evlada olan ihtiyaçtan daha zarurîdir. Bir de malın kudreti, evlattan fazladır. Bir de mal, evlat olmasa da süstür; ama aksi öyle değildir. Zira evlatları olup da malı olmayan kimse, sıkıntı içindedir.

Hulâsa,  onların iftihar ettikleri mal ve evlat, dünya hayatını süsleyen şeylerdir ve onların nedenli çabuk zail oldukları, verilen misal ile anlaşıldı. Şu halde kendisinden daha önce zail olan vasıflarının hak nasıl olmalıdır?

B- "Baki olan iyi işler ise, Rabbin katında mükâfat olarak da daha hayırlıdır, umut bağlamaya da daha layıktır."

Baki olan iyi işler, bütün hayır işleridir.

Diğer bir görüşe göre ise beş vakit namazdır.

Bir diğer görüşe göre ise, "Sübhanallah, ve'lhamdü li'llah ve la ilahe illallah ve'llâhü ekber — Allah'ı tesbih ederim; O'na hamdederim. Allah'tan başka ilâh yoktur ve Allah en büyüktür" zikridir.

Başka bir görüşe göre ise, Allah (celle celâlühü) rızası için yapılan her iştir. Hangi tefsire göre olursa olsun, fakir mü’minlerin, sabah akşam Allah'ın rızasını dileyerek yaptıkları ameller, öncekide buna dahildir.

Bu amellerin salâhı ve nefsin arzuladığı bütün dünyevi hazlar yok oldukları zaman, bunların baki olacakları açık bir hakikattir. İşte bu ameller, ahirette Allah (celle celâlühü) katında sahibine dönecek mükâfat olarak da daha hayırlıdır ve umut bağlamaya da daha lâyıktır; çünkü sahibi, ahirette, dünyada umduğu her şeye nail olur. Zikredilen mal ve evlat sahibinin ise, ahirette nail olacağı bir emeli yoktur.

46 ﴿