55"Kendilerine hidâyet geldiğinde o insanları îman etmekten ve Rablerinden mağfiret dilemekten alıkoyan şey, sadece, eskilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesini, yahut o azâbın göz göre göre kendilerine gelmesini beklemeleridir." Yani bâtıl halleri anlatılan o Mekke halkına, içindeki çeşitli mânaları ile îmâna hidâyet eden Kur’ân-ı Azîm geldiğinde yalnız Allah'a (celle celâlühü) îman edip içinde, bulundukları şirki terk etmelerine ve kendilerinden sâdır olan çeşitli günahlardan ve ezcümle hakka karşı bâtıl ile mücadele vermelerinden dolayı mağfiret dilemelerine engel olan şey, sadece eskilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesini, yahut o azâbın göz göre, göre kendilerine gelmesini beklemeleridir. Hulâsa, Kur’ân-ı Kerîm, îmanı gerektiren o kadar delilleri içermektedir kı, eğer bu gibi kuvvetli hikmetler olmasaydı, insanların yaratılışında tartışma, isteği olsa bile, onlar îman etmekten imtina etmezlerdi. |
﴾ 55 ﴿