57

"Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatılıp da onlardan yüz çevirenden ve kendi elleriyle yaptıklarını unutandan daha zâlim kim vardır! Şüphe yok ki, Biz, Kur’ân'ı anlamamaları için kalplerine perdeler, kulaklarına da bir ağırlık koymuşuzdur. Sen onları hidâyete ne kadar da çağir-san, artık onlar hiçbir zaman hidâyete ermeyeceklerdir."

A- Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatılıp da onlardan yüz çevirenden ve kendi elleriyle yaptıklarını unutandan daha zâlim kim vardır!

Yani Kur’ânin âyetleri kendine hatırlatılıp da tefekkür etmeden, ibret almadan onlardan yüz çevirenden ve işlemiş olduğu küfrü, günahları ve ezcümle mezkûr hakka karşı bâtıl yolla mücadelelerini, hak ile alay etmelerini ve akıbetlerini unutandan daha zâlim kim vardır?

B- "Şüphe yok ki, Biz, Kur’ân'ı anlamamaları için kalplerine perdeler, kulaklarına da bir ağırlık koymuşuzdur. Sen onları hidâyete ne kadar da çağır-san, artik onlar hiçbir zaman hidâyete ermeyeceklerdir.

Bu kelâm, onların yüz çevirmelerinin ve unutmalarının sebebini beyan ederek kalplerinin mühürlü olduğunu bildirmektedir.

"Sen onları hidâyete..." Cümlesi, Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mukadder sualine cevap mahiyetindedir. Bu sual, Peygamberimizin, onların Müslüman olmalarına fazla önem vermek halinden anlaşılmaktadır. Sanki Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) "Ben niçin onları davet etmeyeyim?" demiş de, buna cevap olarak böyle denilmiştir.

57 ﴿