18

"Görmez misin ki, göklerde olanlar, yerde olanlar, güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir. Birçok insan da vardır ki, onlara azap hak olmuştur. Allah, kimi tahkir ederse, artık ona ikramda bulunacak hiçbir kimse yoktur. Şüphe yok ki Allah, dilediğini yapar."

A- "Görmez mısın ki, göklerde olanlar, yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir."

Bundan önce, Allah'ın (celle celâlühü) mezkûr fırkalar arasında hükmetmesini mucip olan O'nun her şeye ve ezcümle o fırkaların hallerine ve fiillerine de şahit olduğu beyan edildikten sonra bu kelâm da, yine mezkûr hükmetmeyi mucip olan mezkûr fırkaların amellerini beyan etmekte ve bir de, onun keyfiyetine ve bunun azap ile mükâfat, ikram ile tahkir seklinde olacağına işaret etmektedir.

Burada görmekten kastedilen, bilmektir. Görmek olarak ifade edilmesi, bunun malûm olduğunu zımnen bildirmek içindir, Âyetteki hitap, görmek imkânına sahip herkes içindir. Zira bu hakikat, hiç kimseye gizli kalmayacak kadar açıktır.

Bu secdeden murat, İlâhî iradeye tam olarak boyun eğmektir; yoksa akıl sahiplerine mahsus olan ibâdet secdesi değildir.

B- "Birçok insan da vardır ki, onlara azap hak olmuştur."

Yani birçok insan da vardır ki, küfür ve isyanları sebebiyle onlara İlâhî azap hak olmuştur.

C- "Allah, kimi tahkir ederse, artık ona ikramda bulunacak hiçbir kimse yoktur."

Yani Allah (celle celâlühü), ezelî imiyle, seçimini şer yönünde kullanacağını bildiği için kimi bedbaht yazmışsa, artik ona saadet ikram edecek hiç kimse yoktur.

D- Şüphe yok ki Allah, dilediğini yapar.

Yani Allah (celle celâlühü) her dilediğini ve ezcümle ikram ve tahkiri de mutlaka yapar.

18 ﴿