20

"Şu iki taraf, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır. İşte şu kâfirler için ateşten bir elbise biçilmiştir. Başları üstünden o kaynar su dökülecektir. Karınları içinde olan organlar ve derileri o su ile eritilecektir. Onlar için demirden kamçılar da vardır."

A- "Şu iki taraf, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır."

Burada iki taraf, denilmesi, husûmetin iki tarafını tayin etmek ve bu husûmetin, mezkûr altı fırkadan her biri ile diğerleri arasında olduğu vehmini gidermek ve husûmet mahallini açıklamak içindir. Yani mü’minler fırkası ile beş fırkaya ayrılmış olan kafirler fırkası, Rablerinin şanı, yahut dini, yahut zâtı, yahut sıfatlan hakkında -ki bunların hepsi de O'nun şanlarındandır- çekişen iki hasımdır. Zira taraflar arasında muhavere ve çekişme cereyan etmese de, iki fırkadan her biri, kendi inancının hak olduğuna, karşi tarafın inancının ise bâtıl olduğuna inanması ve sözleri ile fiillerini buna bina etmesi, diğer fırkaya karşı husûmet sayılmaktadır.

Diğer bir görüşe göre ise, Yahudiler ile Mü’minler çekiştiler: Yahudiler: "Bizim Allah hakkındaki inancımız daha haklıdır; bizim Kitabımız sizinkinden daha eskidir ve bizim peygamberimiz de sizinkinden öncedir" dediler. Mü’minler de: "Asıl biz, Allah (celle celâlühü) hakkında daha haklı inanca sahibiz; biz, Muhammed'e de îman ettik; sizin peygamberinize de îman ettik ve Allah'ın indirdiği bütün Kitaplara da îman ettik. Siz ise, bizim Kitabımızı ve Peygamberimizi bildikten sonra sırf haset için Peygamberimizi inkâr ediyorsunuz" dediler. İşte bunun üzerine bu âyet nazil oldu.

B- "İşte şu kâfirler için ateşten bir elbise biçilmiştir."

Burada, "Allah, kıyamet günü bunlar arasında hükmedecektir"

cümlesinde mücmel olarak anlatılanı açıklamaktadır. Yani korkunç bir ateş, elbisenin bedeni kaplaması gibi şu kâfirlerin bedenini kaplayacaktır.

C- "Başlan üstünden o kaynar su dökülecektir. Karınları içinde olan organlar ve derileri o su ile eritilecektir.

20 ﴿