26"Biz, bir zamanlat İbrâhim'e, Beytullah'ın yerini uğrak kılmış ve ona demiştik ki: Bana hiçbir şey ortak koşma ve Evimi, tavaf edenler, ayakta ibâdet edenler, rüku ve secdeye varanlar için temiz tut!" Yani o vakti hatırla ki, Biz, Beytullah'ın yerini İbrâhîm için merci (uğrak) içilmiştik; İbrâhîm (aleyhisselâm), îmar ve ibâdet için oraya uğruyordu. Diğer bir görüşe göre ise, yani Biz, İbrâhîm'i Beytullah'ın bulunduğu yerde konaklatmıştık, demektir. Deniliyor ki, Beytullah, Hazret-i Nûh (aleyhisselâm) Tufanı günlerinde göklere kaldırıldı. O Beytullah, kırmızı yakuttan idi. Hazret-i İbrâhîm zamanında Allah ona yerini, Hacûc denilen rüzgâr marifetiyle bildirdi; bu rüzgâr, o yerin etrafını süpürdü. Böylece Hazret-i İbrâhîm, Beytullah'ı eski temeli üzerinde binâ etti. Rivâyet olunuyor ki, Kâbe-ı Kerîm, beş kez binâ edilmiştir: Birincisinde melekler onu binâ etmişler. Bu Kâ'b e, kırmızı yakuttan idi. Sonra bu Kâ'b e, Hazret-i Nûh. Tufanı zamanında göklere kaldırıldı, ikincisini ise, Hazret-i İbrâhîm binâ etmiştir. Üçüncüsünü de, câhiliyye devrinde Kureyşliler binâ etmiştir. Bunda Resûlüllah da bizzat bulunmuştur. Dördüncüsünü de İbnü'z Zübeyr binâ etmiştir. Beşincisini de Haccâc binâ etmiştir. Biz, bu konudaki görüşleri, daha önce Bakara: 127 âyetin tefsirinde zikretmiştik. Beytullah'ın temiz tutulması, putlardan ve kirlerden temiz tutulması demektir. Burada namazın, rükünleri olan kıyam, rükû ve secde ile ifade edilmesi, bunların her birinin bu temizliği gerektirdiğim belirtmek için olabilir. Şu halde bunların hepsi bir araya geldiği takdirde nasıl olmak? |
﴾ 26 ﴿