30"İşte böyle! Her kim Allah'ın yasaklarına saygı gösterirse, işte o, Rabbi katında kendisi için daha hayırlıdır. Size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kılınmıştır. Artık o pislik putlardan kaçının; yalan sözden de kaçının!" A- "işte böyle! Her kim Allah'ın yasaklarına saygı gösterirse, işte o, Rabbi katında kendisi için daha hayırlıdır." "işte böyle" anlamındaki "Zâkke" kelimesi, iki kelâm arasında, yahut bir kelâmın iki veçhesi arasında fasıla olmak üzere zikredilmektedir. Yani her kim, Allah'ın hükümlerim ve ihlal edilmesi helâl olmayan yasaklarını gözetmenin zorunlu olduğunu bilip gereğini yaparsa, işte bu saygıyı göstermesi, ahirette Rabbi katında sevap olarak daha hayırlıdır. Diğer bir görüşe göre ise, bu yasaklar, haccın yasaklan ve onunla ilgili mükellefiyetlerdir. Bir diğer görüşe göre ise, bunlar, Kâ'b e, Mescid-i Haram, Beled-ı Harâm (Mekke) ve Haram Ay'dır. C- "Size okunanların dışında kakın hayvanlar sîze helâl kılınmışur." Helâl kılınmış olan hayvanlar, daha önce de zikredilen sekiz çift hayvanlar olup bunlar mutlak olarak helâl kılınmıştır; ancak tahrîm âyetinde zikredilenler müstesnadır ki bunlar, arızî bir sebeple ölen ve Allah'tan (celle celâlühü) başkasının adı anılarak kesilen hayvanlar vs. dir. Bu cümle, daha önce geçen kurban etini yemek ve yedirmek emrine bir açıklamadır ve bir de, hac ihramının, avlanmayı yasak kılması gibi, helâl etleri yemeyi de yasak kılması vehmini ortadan kaldırmaktadır. Ç- "Artık o pislik putlardan kaçının." Bundan önce, o dört ayaklı hayvanların helâl kılınmalarının beyanı, bununla meşgul olmayı, bundan kaçmmamayi gerektirmektedir. Onun akabinde de kaçınılması gereken yasaklar zikredildi; sonra da yasakların en büyüğünden kaçınmak emredildi. Yani her kim Allah'ın (celle celâlühü) yasaklarına saygı gösterirse, bu, kendisi için daha hayırlıdır. Sağmal hayvanlar ise, yasaklardan değildir. Zira Tahrîm âyetinde size okunanlar dışında onlar sîze helâl kılınmıştır. Orada size okunanlardan ise kaçınmak gerekir. Öyleyse kaçınılması gereken şeylerin en büyüğünden kaçının. D- "Yalan sözden de kaçının!" Bu kelâm, tahsisten sonra tamim kabilindendir. Zira puflara tapmak, yalanların başıdır. Demek ki, Allah yasaklara saygı gösterilmesini teşvik buyurduktan sonra bunun arkasından, kâfirlerin savundukları Ba hıra, Sâibe vs. nın haram sayılmasını ve bunun Allah'ın hükmü olduğu iftirasını bu şekilde red etmiştir. Diğer bir görüşe göre ise, bundan murat yalancı şâhitliktir. Zira rivâyet olunuyor ki, Peygamberimiz "Yalancı şâhitlik, Allah'a ortak koşmanın üç katına muâdildir" buyurmuş ve ardından da bu âyeti okumuştur. Bir diğer görüşe göre ise, yalan sözden murat, Câhihyye insanlarının, telbîyelerinde şöyle demeleridir: "Lebbeyke/Fermanma uydum. Senin ortağm yoktur; ancak Senin bir ortağın var ki, Sen, onun da, onun mâlik olduklarının da Mâlikisin, " |
﴾ 30 ﴿