36

"Biz, bedene'leri (büyük baş hayvanları) da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden (kurbanlık) kılmışızdır. Onlarda sizin için hayır vardır. O halde onları ayakta ayakları bağlı olarak keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık onlardan hem kendiniz yeyin, hem de ihtiyaçlarını gizleyen, dilenen fakirlere de yedirin. İşte şükredesiniz diye bu hayvanları Biz, sizin emrinize verdik."

A- "Biz, bedene'leri (büyük baş hayvanları) da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden (kurbanlık) kılmışızdır."

"Bedene", deve demektir. Bedence büyük oldukları için develere bedene denilmiştir. "Bedene (deve) yedi kişiye, sığır da yedi kişiye ortaklaşa kurban olabilir." hadisiyle, sığır da, yedi kişiye kurban olarak yeterli sayılmak hükmünde deve gibi kabul edildiğinden, şen hükümde ikisi bir cins sayılmıştır.

B- "Onlarda sizin için hayır vardır."

Bu cümle, makabk için bir izah mahiyetindedir. Yani bunlarda sizin için birçok, dinî ve dünyevî hayırlar vardır.

C- "O halde onları ayakta ayakları bağlı olarak keserken üzerlerine Allah'ın adını anın."

Yani siz, kurbanlık develeri ayakta ve ön ayaklan ile arka ayakları bağlanmış olarak keserken "Allahu ekber lâilâhe illallah vallahu ekber allahümme minke ve ileyk/Allah, en büyüktür. Allah'tan başka İlâh yoktur. Allah en büyüktür. Allah'ım! Bu, benden Sanadır! şeklinde Allah'ı anın!

Bir kırâete göre, "ayakta ayaklan bağlı" şeklinde tercüme edilen "Savâff kelimesi "Savâfiye" şeklinde okunmuştur ki, "o kurbanlık develer sırf Allah rızası için" demek olur.

D- "Yan üstü yere düştüklerinde ise, artik onlardan hem, kendiniz yeyin, hem de ihtiyaçlarını gizleyen, dilenen, fakirlere de yedirin."

Kurban edilen develerin yan üstü yere düşmeleri, kinaye olarak ölmeleri demektir. Kanaatkar fakir, elindekine kanaat ederek dilenmeyen yoksuldur. Yahut dilenen yoksuldur.

E- "İşte şükredesiniz diye bu hayvanları Biz, sizin emrinize verdik."

Yani hâlis Allah rızası için kurban keserek nimetlerimize şükredesiniz dîye, bu kurbanlık develer, son derece cüsseli ve güçlü oldukları halde size karşı koymasınlar, onları itaatli olarak tutup yularlarından bağlayasınız, ayakta durdurup ayaklarını da bağlayasınız ve sonra da onları boğazlayasınız diye onlari sizin, emrinize verdik.

36 ﴿