13

"Mûsâ dedi ki: "Rabbim! Ben kadar beni yalanlamalarından korkuyorum. O takdirde kalbim daralır, dilim de dönmez olur; bundan dolayı benimle gelmesi için Hârun'a da haber gönder! Hem benim onlara karşı bir suçum vardır. Bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum."

A- "Mûsâ dedi ki: "Rabbim! Ben kadar beni yalanlamalarından korkuyorum. O takdirde kalbim daralır, dilim de dönmez olur; bundan dolayı benimle gelmesi için Harun'a da haber gönder!"

Yani Hazret-i Mûsâ, Allah'a (celle celâlühü) yalvararak dedi ki; Rabbim! Ben, onların baştan beni yalanlamalarında korkuyorum. O takdirde kalbim daralır; dilim de dönmez olur; bunan dolayı benimle gelmesi ve senin mesajının tebliğinde bana destek olması için Cebrâîl ile ona haber gönder.

Görüldüğü üzere Hazret-i Mûsâ, bu istidasını (arzuhalini) üç şey üzerine binâ etmiştir: yalanlanma korkusu, kalbin daralması ve zaten kendisinde mevcut olan dil tutukluluğunun, sıkılması halinde ruhî bunalımın kalbini etkilemesiyle kendisini konuşamaz hale getirmesi. Zira bunlar bir araya gelince, dil tutukluluğu tuttuğunda kendisini takviye edecek bir yardımcıya şiddetle ihtiyacı hâsıl olur ki, dâvetine halel gelmesin ve hücceti inkıtaa uğramasın. Hazret-i Mûsa'nın bu gerekçeleri, İlâhî emri telakki etmesiyle bir ügisi yoktur. Bu, emri yerine getirmek için yardımcı talep etmesi ve özür beyan etmesidir.

13 ﴿