19

"Fir’avun, Mûsa'ya dedi ki: "Çocukken seni aramızda yetiştirmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi?

Yaptığın işi de yapmıştın. Zaten sen kâfirin (nankörün) birisin!"

A- "Fir’avun, Mûsa'ya dedi ki: "Çocukken seni aramızda yetiştirmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçinmedin mi?"

Yani Hazret-i Mûsâ ile Hârun, Fir’avun'a gidip emir olunduklarını kendisine anlattıktan sonra Fir’avun, Mûsa'ya böyle dedi.

Rivâyet olunuyor ki, Hazret-i Mûsâ ile Hârun, Fir’avun’un kapısına vardılar. Fakat bir sene müddetle onların Fir’avun’un huzuruna çıkmalarına izin verilmedi. Nihayet Fir’avun’un teşrifatçısı, ona: "Burada, Âlemlerin Rabbinin elçisi olduğunu iddia eden bir adam var" deyince, Fir’avun: "Ona izin ver; gelsin; belki bizi güldürüp eğlendirir" dedi. Bunun üzerine Hazret-i Mûsâ ile Hârun, Fir’avun’un huzuruna varıp ilâhî mesajı ona tebliğ ettiler. Fir’avun, Mûsa'yı görünce onu tanıdı ve işte o zaman dedi ki: "Sen çocukken seni evimizde, kucağımızda yetiştirmedik mi? Sen hayatının birçok yıllarını aramızda geçırmedin mi?"

Bir görüşe göre, Hazret-i Mûsâ, Fir’avun'un sarayında otuz sene kaldıktan sonra Medyen'e gitti ve orada on sene kaldıktan sonra tekrar Mısır'a dönüp otuz sene müddetle onları Allah'ın hak dinine davet etti ve Fir’avun ile ordusunun, denizde boğulmalarından sonra da elli sene yaşadı.,

Bir görüşe göre, Hazret-i Mûsâ, kıbti adama yumruk atarken, henüz on iki yaşındaydı ve ondan hemen sonra Medyen'e kaçtı. Allah, en iyi bilir.

B- "Yaptığın işi de yapmıştın."

Yani Fir’avun, Hazret-i Mûsa'yı yetiştirip büyültmesi gibi ona yaptığı iyilikleri saydıktan sonra ona "Yaptığın işi de yapmıştın" diyerek kendisinin aşçısı olan kibtîyi öldürmesinden dolayı onu kınadı ve bunu çok büyütüp kendisini rezil-rüsva etmeye çalıştı.

C- "Zaten sen kâfirin (nankörün) birisin!"

Yani sen iyiliklerime nankörlük ettin; nitekim benim has adamlarımdan birini öldürdün.

Yahut sen kâfirin tekisin, demektir. Buna göre. Fir’avun, Hazret-i Mûsa'ya iftira etmişti, yahut onun gerçek durumunu bilmiyordu. Nitekim Hazret-i Mûsâ, onun sarayında yaşarken takiyye ediyordu yoksa Hazret-i Mûsâ nerde, onların dinine iştirak etmesi nerde!

Yahut Fir’avun'un bu sözü, Hazret-i Mûsa'nın, onun ilâhlığını inkâr ettiği, yahut onların dinine göre kâfir sayıldığı anlamındadır. Zira onların taptıkları başka bir ilâhları vardı.

19 ﴿