5"Kim Allah'a kavuşmayı ummuyorsa, bilsin ki, Allah'ın tayin ettiği o vakit hiç şüphesiz gelecektir. Zaten o, her şeyi yegâne işitendir; bilendir." A- "Kim Allah'a kavuşmayı ummuyorsa, bilsin ki, Allah'ın tayın ettiği o vakit hiç şüphesiz gelecektir." Yani kim, Allah'ın (celle celâlühü) mükâfat veya cezasıyla, yahut kıyamet günü O'nun hükmüyle karşılaşmayı, yahut cennette Allah'a (celle celâlühü) kavuşmayı, yahut O'nun mükâfatına ermeyi ummuyorsa... Diğer bir görüşe göre ise, kim, Allah'ın (celle celâlühü) azabından korkuyorsa... Bir diğer görüşe göre ise, Allah'a (celle celâlühü) kavuşmak, akıbete erişmek demektir ki, ölüm meleğiyle, yeniden dirilişle, hesap, mükâfat ve ceza ile karşılaşmaktır. Bu, temsili bir ifâde olup o hal, uzun bir zaman efendisinden uzak kaldıktan sonra, onun bütün hal ve hareketlerini bilen bu efendisine dönen bir kölenin haline benzetilmektedir. Bu durumda efendisi, ya hareketlerinden razı olduğu için, onu sevinç ve mutlulukla karşılayacak, yahut da hareketlerinden memnun olmadığı için onu kızgınlıkla karşılayacaktir. İste anılan beklenti içinde olanlar, kesin olarak bilsinler ki, Allah'ın (celle celâlühü) bunun için tayin buyurduğu vakit hiç şüphesiz gelecektir; hiçbir engel ve kuvvet buna mani olamayacaktır. Zira ömür, durmadan kısalmaktadır: O mükâfat ve cezanın da mutlaka gelmesi gerekmektedir. Ve bu vaktin gelmesi de, buluşmanın gerçekleşmesini gerektirmektedir. Hulâsa, artık dileyen, güzel mükâfata vesile olan ameller seçsin ve kendisini kötü azaba sevk edecek şeylerden sakınsın. Nitekim diğer bir âyette de şöyle denilmektedir: "Artık Rabbine kavuşmayı uman, sâlih amel yapsın ve Rabbinin ibadetine hiç kimseyi ortak koşmasın." bu âyet, büyük mükâfat ve ceza vaadini açıkça ifâde etmektedir. Yahut artık dileyen kimse, emelini ve umudunu gerçekleştirecek, yahut Allah'a (celle celâlühü) yakınlığı gerçekleştirecek amellere koşsun. B- "Zaten o, her şeyi yegâne işitendir; bilendir." Yani Allah (celle celâlühü), onların zahirî amellerini de, kalplerindeki itikatlarım da yegâne işiten ve bilendir. |
﴾ 5 ﴿