22"Siz bu yerde de, şu gökte de Allah'ı âciz bırakamazsınız. Zaten sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur." Yani siz bu yerde gizlenmekle, yahut derinliklerine inmekle de ve dünyadan çok daha geniş olan şu göklere yükselebildiğiniz takdirde orada savunma tedbirlerini almakla da Allah'ı (celle celâlühü), sizin hakkınızda hükmünü ve takdirini icra etmekten âciz bırakamazsınız. Nitekim diğer bir âyette de şöyle denilmektedir: "Ey bütün cin ve insan toplulukları! Şu göklerin ve bu yerin bölgelerinden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa, haydin, çıkınız. Ancak büyük bir güçle çıkabilirsiniz." Yahut bu yerde de, şu göklere doğru yükselen kalelerde de Allah'ı (celle celâlühü) aciz bırakamazsınız. Yahut siz bu yerde ve şu göktekilerde de Allah'ı âciz bırakamazsınız: B- "Zaten sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur." Yani yerden çıkacak veya gökten inecek bir belanın size isabet etmesinden sizi koruyacak ve onu engelleyecek Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur. |
﴾ 22 ﴿