61

"Yemin olsun ki, sen kendilerine: "Şu gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğuna amade kılan kimdir?" diye sorsan, mutlak ve muhakkak "Allah!.." diyecekler. O halde haktan nasıl döndürülüyorlar? "

A- "Yemin olsun ki, sen kendilerine: "Şu gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğuna amade kılan kimdir?" diye sorsan, mutlak ve muhakkak "Allah!.." diyecekler."

Yani yemin olsun ki sen, Mekke'lilere: "Şu gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğuna amade kılan kimdir?" diye sorsan, hiç şüphesiz onlar: "Allah!.." diyecekler. Çünkü onların bunu inkâr etmeleri ve hatta bunda tereddüt etmeleri bile mümkün değildir.

B- "O halde haktan nasıl döndürülüyorlar?"

Bu kelâm, başkasının kelâmının anlatımı olmayıp doğrudan doğruya Allah tarafından varid olmuş, Mekke kâfirlerinin, anılan farazi cevaplarının gereğini yapmamalarını inkâr ve red içindir. Yani gerçek bu kadar açık iken o halde nasıl oluyor da onlar, zikredilen yaratma ve teshir fiillerinin yegâne Allah'a ait oluğunu ikrar ettikleri halde, Allah'ın yegâne İlah olduğunu ikrar etmiyorlar?

61 ﴿