6"Peygamber, mü’minlere kendilerinden daha yakın dosttur. Onun eşleri, onların analarıdır. Akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre birbirlerine diğer mü’minlerden ve muhacirlerden daha yaraşıktır. Şu kadar kı, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız yakışıkalır. Bunlar, kitapta yazılıdır." A- "Peygamber, mü’minlere kendilerinden daha yakın dosttur." Yani Peygamberimiz, din işlerinde de, dünya işlerinde de mü’minlere kendilerinden daha yakın dosttur. Nitekim bu mutlak ifâde de, bunun delilidir. Şu halde mü’minler. Peygamberimizi kendi öz nefislerinden bile fazla sevmelidirler; onun verdiği hükmü, kendi hükümlerinden bile önce uygulamalıdırlar; onun hakkını kendi haklarına tercih etmelidirler ve ona şefkatleri, kendi nefislerine olan şefkalerinden bile önce olmakdır. Rivâyet olunuyor ki, Peygamberimiz, Tebûk seferine çıkarken, insanlara bu sefere çıkmalarım emir buyurdu. Enes adındaki sahabi: "Babalarımızdan, analarımızdan izin isteyelim!" dedi. İşte o zaman bu âyetti kerime nazil oldu. Bir kırâete göre, âyetin metninde, "o, onların babalarıdır" mealinde bilcümle de vardır. Yani Peygamber, dinde mü’minlerin babalarıdır. Zira her Peygamber, ebedî hayatı temin eden hususlarda asıl olması hasebiyle, kendi ümmetinin babası sayılır, işte bundan dolayıdır ki, mü’minler de din kardeşleridir. B- "Onun eşleri, onların analarıdır." Yani Peygamberin eşleri, kendileriyle evlenmelerinin haram olması ve saygı duyulmaya lâyık olmaları hususunda mü’minlerin anaları gibidir. Diğer hususlarda ise, yabancı hanımlar gibidirler. İşte bundan dolayıdır kı, Hazret-i Âişe: "Biz, kadınların anaları değiliz" demiştir. C- "Akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre birbirlerine diğer mü’minlerden ve muhacirlerden daha yaraşıktır. Şu kadar kı, dostlarınıza uygun bir vasiyet yapmanız yakışık alır." Yani birbirlerine akraba olan mü’minler ve muhacirler, levh-i mahfuz'a göre, yahut Allah'ın indirdiği bu âyete göre, yahut miras âyetine göre, yahut Allah'ın farz kıldığı hükme göre, birbirlerine varis olmak konusunda önceliklidirler. Yahut mirasta, akraba olanların akrabalık hakkı, diğer mü’minlerin din hakkı ve muhacirlerin hicret hakkından önce gelmektedir. Bu âyet, İslam'ın ilk yıllarında hicret ve din kardeşliği sebebiyle sabit olan miras hükmünü nesih etmiştir. D- "Bunlar, kitapta yazılıdır." Yani zikredilen iki âyet, levh-ı mahfuz'da, yahut Kur’ân'da, bir görüşe göre ise Tevrat'ta yazılıdır. |
﴾ 6 ﴿